Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2538 E. 2014/9726 K. 26.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2538
KARAR NO : 2014/9726
KARAR TARİHİ : 26.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ : AV. ALETTİN TERZİOĞLU

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/06/2012 tarih ve 2011/346-2012/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan …’ün 1994 yılından beri dava dışı …. Ltd. Şti.’nin %50 hisse ile ortakları olduğunu, …’ün oğlu davalı …’ün 1997-1998 yıllarında bu şirkete müdür atandığını, 1998 yılında … şirketinin mallarının pazarlanması amacıyla …’ün kızı … ile dava dışı …’ın davalı …. Tic. Ltd. Şti’ni kurduklarını, bu şirketin ortağı Bilal’in hisselerinin davalı …’e devredildiğini, böylece davalı …’ın hem …. Ltd. Şti.’nin müdürü, hem de …. Tic. Ltd. Şti’nin %50 ortağı olduğunu, bu şekilde davalı …’in çocuklarına ve akrabalarına ortak oldukları şirketle aynı alanda faaliyet gösteren şirketler kurdurduğunu, müvekkilinin …. Ltd. Şti.’nden fiilen uzaklaştırıldığını, davalıların müvekkilini … şirketinden ayrı tutarak her iki şirketi kendi çıkarları doğrultusunda yönettiklerini, yıl sonunda … için elde edilen karın …’e bırakıldığını, bu şirkette müvekkilinin ortaklığı olmadığından mağduriyete sebep verildiğini, … şirketinin 2006 yılına kadar kar elde ederken müvekkilinin fiilen ayrıldığı 2007 yılında zarar ettiğini, davalılarca tüm karın … şirketine aktarıldığını, davacıların ortaklaşa hareket ederek … şirketinin kar elde etmesini engellediklerini, davalılardan …’ün … şirketinin müdürü olduğu için ana sözleşmeyi ve şirketle arasındaki vekalet aktini ihlal ettiğinden, dolayısıyla akte aykırılıktan, …’ün şirket ana sözleşmesine uygun düşmeyen eylemleri nedeniyle akte aykırılıktan, … şirketi ile …’ün sebepsiz zenginleşmeden dolayı sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava hakkının davacı ortağa değil kendisine haksız rekabette bulunulduğu iddia olunan şirkete ait olduğunu, oysa davada davacı ortak lehine tazminat istendiğini, esas hakkında da davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kötü yönetim ve haksız rekabet nedeniyle ortağı bulunduğu şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı şahsi tazminat talebine ilişkin olduğu, haksız rekabette dava hakkının davacı ortağa ait değil, kendisine karşı haksız rekabet yapıldığı ileri sürülen ortaklığa ait bulunduğu, yine, şirket ortaklarının birinin veya birkaçının şirkete verdiği zararlar nedeniyle de öncelikle zarar gören şirketin dava açabileceği, şirket ortağının tazminat davası açma hakkı mevcut ise de, tazminatı kendi adına değil, şirket lehine isteyebileceği, somut olayda, tazminatın davacı adına talep edildiği gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.