YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2613
KARAR NO : 2014/5899
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 12.09.2012 gün ve 2011/269-2012/85 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.09.2013 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup, şirketin büyük hissedarı …’ın vefat etmesi üzerine kanuni mirasçılarının tarafların ihtiyaçları doğrultusunda şirket ortakları ve yönetim kurulu üyelerine her ay düzenli olarak aylık ödenmesi hususunda mutabık kaldıklarını ve bu hususta şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri arasında 06/01/2009 tarihinde protokol imzalandığını, anılan protokol uyarınca müvekkiline aylık 7.000,00 TL ödenmesinin kararlaştırıldığını ve ödemelerin 30/11/2009 tarihine kadar sürdüğünü, bu tarihten sonra yönetim kurulu ve şirket ortaklarınca aksi bir karar alınmamasına rağmen ödemelerin durdurulduğunu, davalı aleyhine takibe geçildiğini ve davalının itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket ile davacı arasında protokol akdedilmediğini, 06/01/2009 tarihli tarafları arasında müvekkilinin olmayıp, protokolün şirketin ticari unvanı kullanılarak tanzim ve imza da edilmediğini, bu nedenle şirkete husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, 06/01/2009 tarihli şirket ortağı ve yönetim kurulu üyeleri olan ve …’ın kişisel ihtiyaçları nedeniyle ortaklar cari hesaplarından yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yasal hükümler uygulanmak suretiyle yararlanmaları hususunda mutabık kalındığının yazılı olduğu ve adı geçen şahıslar tarafından imzalanmış olup, protokolde davalı şirketin taraf olarak gösterilmediği, bu sebeple protokolün davalı şirketi bağlamayacağı, protokol hükümlerinin uygulanması ve protokolden kaynaklanan alacağın tahsili için davalı şirkete müracaat edilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 25.09.2013 günlü ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
…/…
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.