Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3031 E. 2014/9239 K. 14.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3031
KARAR NO : 2014/9239
KARAR TARİHİ : 14.05.2014

MAHKEMESİ : MALATYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/11/2013
NUMARASI : 2012/321-2013/431

Taraflar arasında görülen davada Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/11/2013 tarih ve 2012/321-2013/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kayısı üreticisi olduğunu, kayısılarını davalı şirkete sigorta ettirdiğini, sigorta ettirilen taşınmaz üzerinde bulunan kayısı ağaçlarının don olayından dolayı büyük zarara uğradığını, Yazıhan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/19 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdıklarını, ağaçlarda yüksek oranda hasar tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla don nedeni ile ürün kaybı hasarı olan 10.404,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, yapılan tespit sonucu aldırılan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığını, hesaplamaların hatalı olduğunu, dava konusu edilen don olayının ürünün çiçeklenme döneminde meydana geldiğini, bu durumunda teminat kapsamı dışında kaldığını, dava konusu edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, poliçe şartları gereği 2 yıllık zaman aşımı süresi davanın açıldığı tarih dikkate alındığında dolduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, diğer taraftan davacının 5363 sayılı Yasa kapsamında meydana gelen don olayı nedeni ile dekar başına 150,00 TL olmak üzere telafi amaçlı destek ödemesi aldığını, sigortadan da bu yönde tahsilat yapması durumunu da sebepsiz zenginleşeceğini savunarak, açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;davaya konu edilen taşınmaz üzerinde don olayı nedeniyle kayısı meyvesinin zarar gördüğü, zararın ağaçların çiçeklenme dönemini bitirip meyveye döndüğü dönemde meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının 10.404,00 TL olduğu, her ne kadar davalı tarafça davacıya devlet tarafından yapılan destekleme ödemesinin mahsubunun gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu ödemenin yersiz olduğunun anlaşılması durumunda 6183 sayılı Yasa uyarınca devlet tarafından tahsil edilmesi imkanı bulunduğu anlaşıldığından davalı tarafın savunmasına itibar edilmediği,yine davanın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 10.404,00 TL’nin son hasat tarihi olan 05.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olan bilirkişi raporuna göre don hasarı, çiçeklenme döneminin bittiği ve meyve tutumunun başladığı sırada meydana gelmiş olup, riziko doğru olarak teminat içinde kabul edilerek yazılı şekilde tazminata hükmedilmiştir. Ancak, davalı vekili rapora itirazında riziko sonrası poliçelerin zeyil edildiğini ve sigortalıya prim iadesi gerçekleştiğini bu durumun da tazminatın hesabında dikkate alınması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece bu savunma üzerinde hiç durulmamıştır. O halde, davalı vekilinin savunmasında geçen poliçe zeyilleri getirtilip içeriği, somut olayla bağlantısı, iade edildiği iddia edilen primin tazminat hesabından mahsubunun gerekip gerekmeyeceği hususları üzerinde durulması, gerektiğinde, bu yönüyle ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.