YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/307
KARAR NO : 2014/2835
KARAR TARİHİ : 18.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 5. Asliye Ticaret (… 5. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 19/07/2012 gün ve 2010/774-2012/702 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2013 gün ve 2012/16888-2013/16434 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, müvekkili şirketin ortağı olan … … vefatı sonrasında veraseten şirket hissedarı olduğunu, murisin şirket hisseleri ve şirketten aldığı borcun miras hissesi oranında davalıya intikal ettiğini, davalının noter ihtarnamesine rağmen borcu ödemediğini, alacaklarının tahsili için davalı hakkında … İcra Müdürlüğü’nün 2010/49 sayılı dosyası ile 36.266,65 TL asıl alacak 784,77 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 37.051,42 TL alacak için icra takibi yaptıklarını, davalının takibi yasal dayanak göstermeden itiraz ederek durdurduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, müteveffa şirket ortağının davacı şirketten aldığı borç nedeniyle veraseten ortak olan davalı aleyhine borcun tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tarafın icra inkar istemi alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle reddedilmiş olup, kabulün aksine alacağın yargılamayı gerektirmesi icra inkar tazminatına hükmedilmesi için bir ön koşul da değildir. Esasen takip konusu alacağın takip tarihi itibariyle önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı kuşkusuz olup, bu bağlamda davacı tarafın mahkemece, bu kalem isteminin reddi doğru değildir. Bu nedenle, hükmün davacı yararına bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişen karar düzeltme isteminin kabulü Dairemizin 24.09.2013 gün ve 2012/16888 Esas, 2013/16434 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 24.09.2013 gün ve 2012/16888 Esas, 2013/16434 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 18.2.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.