YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3149
KARAR NO : 2014/9875
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/10/2013
NUMARASI : 2012/212-2013/263
Taraflar arasında görülen davada Ankara 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.10.2013 tarih ve 2012/212-2013/263 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I.. A.. vekili ve fer’i müdahil T.. T.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillinin Y. A.Ş. Ankara Şubesi’ne giderek hesap açmak istediğini söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinden parasını off shore bankasına gönderdiğini, esasen parasının off shore bankasına yatırıldığını da bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, parasını almak için bankaya giden müvekkillerinin murisine parasının Y.Security Off Shore Bankasındaymış gibi işlem gördüğünün, bu nedenle çekilemeyeceğinin ve devlet güvencesi altında da olmadığının belirtildiğini, müvekkillinin baştan itibaren parasının Y. A.Ş’de olduğunu düşündüğünü ve bu inançla parasını yatırdığını, havale talimatlarının geçerli olmadığını ileri sürerek, 4.000,00 TL’nin 09.11.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %71, bu tarihten itibaren ise ticari (değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan) avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı I.. A.. vekili, yetki, görev, husumet, zamanaşımı ve kesin hüküm yönünden davanın usulden ve müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olduğunu, davacının müvekkili banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağı veya mevduatının bulunmadığını, davacının kendi özgür iradesiyle parasını tamamen farklı bir tüzel kişilik olan off shore bankasına yatırdığını, davacının dolandırılmasının söz konusu olmadığını, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahiller T.. T.. ve OYAK vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 09.11.1999 tarihinde Y.A.Ş’ye hesap açtırmak için gittiği ve 4.000,00 TL para yatırdığı, banka çalışanlarının yönlendirmesi ile paranın Y. Security Off Shore Ltd. Şti’ye yatırılacağının belirtildiği ancak, davacının yatırdığı bedelin kağıt üzerinde Y.Security Off Shore Ltd. Şti’ye yatırıldığı, paranın şirkete hiç gönderilmediği, Y. A.Ş. tarafından kullanıldığı, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen ve kesinleşen karara göre; A. A. B. grup şirketlerine kredi sağlamak amacıyla Y. Security Off Shore Ltd. Şti’yi kurduğu, şirket kurucularının banka ve diğer grup şirketlerde çalışanlardan oluştuğu, şirket adına mevduat toplanması aşamasında Y.A.Ş. şubelerinin kullanıldığı, bu hususta banka şube müdürlerine talimat verildiği, genelgeler gönderildiği, para yatırmak için gelen şahıslara bankanın faiz oranlarının yanı sıra Y. Security Off Shore Ltd. Şti’nin faiz oranlarının da bildirildiği ve Off Shore Ltd. Şti’ye para yatırmaları için yönlendirildiği, hesap açma ve havale talimatının imzalattırıldığı, daha sonra off shore şirketinin Y.A.Ş’nin merkez şubesinde açtırdığı hesaba bu paraların aktarıldığı, Off Shore bankasının sadece Y.A.Ş. şubesindeki hesaptan ibaret kaldığı, hesapta toplanan mevduatın grup şirketlerinde kredi olarak kullandırıldığı gerekçesiyle banka çalışanları ve A. A. B. hakkında mahkumiyet kararı verilip bu kararın kesinleşmesi nedeniyle davacının da aralarında yer aldığı mudilerin hile ile iradeleri yanıltılarak Off Shore Ltd. Şti’ye para yatıracaklarını zannederek hesap açmalarına sebep olup, daha sonra bu paranın Y. A.Ş. hesabında tutulması işleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, Y. A.Ş’yi devralan davalı bankanın Y. A.Ş’nin borçlarından halefi sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının yatırdığı parayı geri alamadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 4.000,00 TL’nin 09.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. A.. vekili ile fer’i müdahil T.. T.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı I.. A.. vekili ile fer’i müdahil T.. T.. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Ancak, davalı taraf diğer tüm savunmalarının yanı sıra off shore bankasından dönen 500 TL’nin davacının Bahçelievler Şubesi’ndeki mevduat hesabına havale edildiğini ve kasadan kendisine nakden ödendiğini savunduğuna ve bu hususta banka dekontu ibraz ettiğine göre mahkemece davacıdan dekonttaki imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulup inkar edildiğinde bu yönde araştırma yapılarak neticesine göre karar vermek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı I.. A.. vekili ile fer’i müdahil T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. A.. vekili ile fer’i müdahil T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı I.. A.. ile fer’i müdahil T.. T.. yararına BOZULMASINA, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.