YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3339
KARAR NO : 2014/9703
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03/12/2013 tarih ve 2013/67-2013/376 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıların ortağı olduğu şirketin bilançosunu incelemesi sonucu şirketin durumunun iyi olduğu izlenimi edindiğini, 1500 adet payını davalı …’dan noter sözleşmesi ile devraldığını, bu devir için 11.000 YTL’yi diğer davalı …’e ödediğini, hisse devir işleminin ticaret sicil gazetesinde ilan edilmediğini, yapılan işlerden elde edilen gelirin davalı …’in borçlarına yatırıldığını, şirketin borç içinde olduğunu, kandırıldığını ileri sürerek, Kadıköy 2. Noterliği’nce düzenlenen devir işleminin iptaline, müvekkilinin hisse devir bedeli olarak verdiği 11.000 YTL’nın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davacının şirketin mali müşaviri ile görüşüp tüm bilgileri aldığını sonra da hisseyi devraldığını, tescil işlemlerinin yaptırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket bilançosunun iki kalemden oluşan basit bir yapıda bulunduğu, şirket hissesini devralan davacının aradan belli bir süre geçtikten sonra yanıltıldığı, kandırıldığı iddiasının uzun yıllar bir bankada üst düzey yönetici olarak çalışmış ve emekli olmuş davacının, herhangi bir şirkete ait bilançoyu incelediği zaman şirketin mali yapısı hakkında bilgi sahibi olabileceği düşünüldüğünde samimi ve kabule şayan bulunmadığı, davacının, hisse satışı sırasında kendisine davalı şirkete ait diye dosyaya sunulu olan ve bilirkişilerce incelenen mali tablolar ve mizanlar dışında başka belgeler gösterildiği ve bu belgelere dayanarak hisse alımında bulunduğunu iddia etmediği, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacının yanıltıldığına dair sonuca ulaşılamadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.