YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3356
KARAR NO : 2014/9659
KARAR TARİHİ : 26.05.2014
MAHKEMESİ : BULANCAK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 06/12/2013
NUMARASI : 2013/143-2013/744
Taraflar arasında görülen davada Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/12/2013 tarih ve 2013/143-2013/744 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı anonim şirketin feshi için haklı nedenler bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin TTK’nın 531. maddesi uyarınca feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar S.. K.., İ.. K.. ve S.. Turizm A.Ş. vekili, davada husumetin yanlış yönetildiğini, davacıların bir kısmının da dava ehliyetinin olmadığını, esasa ilişkin olarak da ileri sürülen iddiaların yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, anonim şirket ortağının açtığı şirketin feshi talepli davada husumetin şirket tüzel kişiliğine karşı yöneltilmesi gerektiği, ayrıca davacı C.. K.. kendi adına ve diğer ortaklar M.. K.., A.. K.. ve M.. K.. adına da velayeten davayı açmış ise de, M.. K..’ın davanın açıldığı tarih itibari ile 18 yaşını doldurmuş olduğu, yine velayeten adlarına dava açılan A.. K.. ve M.. K.. şirketin ortağı olup davacı C.. K.. ile aralarında menfaat çatışması olduğu mutlak olduğundan ve bu nedenle davayı bu kişilere atanacak kayyumun açması ve huzurunda davanın görülmesi gerektiği gerekçeleriyle M.. K.., A.. K.. ve M.. K.. yönünden açılan davanın dava ehliyetleri olmadığından HMK’nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı S.. K.., İ.. K.., C.. K.., H.. K.. yönünden açılan davanın 114/1-d ve 115/2 gereğince husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı C.. K.. ve davalı S.. Turizm Ticaret ve Sanayi A.Ş. arasındaki davanın tefriki ile ayrı esasa kaydına karar verilmiştir.
Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davalı şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davacılardan M.. K.. yönünden dava ehliyetinin bulunmadığı, davacılar A.. K.. ve M.. K.. yönünden de husumet yokluğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
HMK’nın 114/1-f maddesi uyarınca vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması dava şartı olarak kabul edilmiş, aynı Kanun’un 115. maddesi uyarınca da mahkemenin, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.
Ancak, HMK’nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verileceği ve bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla mahkemece davacı M.. K.. yönünden tespit edilen vekaletname eksikliğinin tamamlanması için kesin süre verilip, bu süre içerisinde eksikliğin giderilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, vekaletname eksikliğinin giderilmesi için kesin süre verilmeden davacı M.. K.. yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacılar A.. K.. ve M.. K.. yönünden verilen ret kararının incelemesine gelince, davacılar..diğer davacı C.. K..’ın çocukları olup, davacılar birlikte davalı şirketin ortakları durumundadır. Mahkemece, şirket feshi davasının niteliği gereği davacılar arasında menfaat çatışması bulunduğu kanaatine varıldığına göre, davacılar A.. K.. ve M.. K.. için bu davada temsil edilmeleri yönünden kayyım atanması konusunda süre verilmesi ve eksikliğin giderilmemesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kayyım atanması yönündeki eksikliğin tamamlanması yönünde bir süre verilmeden davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bu nedenlerle hükmün davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.