YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/345
KARAR NO : 2014/3560
KARAR TARİHİ : 26.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/09/2012 tarih ve 2005/450-2012/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin … … Şubesi … Müdürlüğü’nde çek hesabı açtırarak ticari işlemlere ait ödemeleri bu hesaptan tahsil etmeye başladığını, hesaba yatmış bulunan yaklaşık 40.000,00 TL tutarındaki paranın bilgisi ve yetkilendirmesi dışında … … … Şubesi’nden 2001-2002 yılları içinde müteakip kereler çekildiğini öğrendiğini, davacının yetkilendirmesi olmaksızın davalı kurumun başka şahıslara ödeme yapmamasının gerektiğini, memurlar hakkında … 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde kamu davası açıldığını, memurların mahkumiyetine karar verildiğini, bu konuda İdare Mahkemesine tam yargı davası açmalarına rağmen, genel mahkemelerin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiğini ileri sürerek; davacının bilgisi ve onayı dışında başka şahıslara yapılan haksız ödeme tutarı olan 40.000,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zaman aşımı def’inde bulunmuş, … İdare Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra on gün içinde bu davanın açılmadığını, bu nedenle bu davanın İdare Mahkemesi’ndeki davanın devamı olarak kabul edilemeyeceğini, yapılan soruşturmalarda …imzasına 3.530,00 TL, … imzasına 23.565,00 TL,…daki kişilere ise 12.479,00 TL ödendiğinin tespit edildiğini, yapılan ödemelerin davacının bilgisi dahilinde iş ve akrabalık ilişkisi içinde bulunduğu kişilere yapılan ödemeler olduğunu, posta çeki hesabına yapılan ödemelerin ekstralar halinde davacıya gönderildiğini, buna itiraz edilmediğini ve böylelikle iki yıllık süreçte yapılan ödemelerden davacının bilgisinde olduğunu, meydana gelen zararla idarenin işlemleri arasında illiyet bağının bulunmadığını, yapılan ödemelerin mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davacının … … …şı Şubesi’ne ait posta çeki hesabından bir kısım ödemeleri kabul ettiği, 20.02.2001 – 18.02.2003 tarihleri arasında bu hesaba giren para miktarının 56.681,22
olduğu, bu paranın 56.664,25 TL’sinin hesaptan çıktığı, hesaptan çıkan paranın 3.530,00 TL’sinin …’ya ödendiği, 23.565,00 TL’sinin …’in imzasına ödendiği, 12.479,00 TL’sinin davacı dışında farklı imzalara ödendiği, 17.090,25 TL’sinin ise kime ödendiği konusunda dosyada yeterli bilgi bulunmamakla birlikte bu miktarın davacı …’e de ödenmiş olabileceği ancak bunun imza incelemesi ile anlaşılabileceği, davacının son duruşmada bu kısım yönünden imza incelemesi yapılmasını istemediklerini bildirdiği, dolayısıyla toplam 16.009,00 TL’nin davacının bilgisi ve rızası dışında çekildiği, bu miktardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 16.009,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 856,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.