Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3475 E. 2014/11006 K. 10.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3475
KARAR NO : 2014/11006
KARAR TARİHİ : 10.06.2014

MAHKEMESİ : ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2013
NUMARASI : 2007/125-2013/425

Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2013 tarih ve 2007/125-2013/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde hesap açtığını, dava dışı A. Baş tarafından gönderilen 13.000,00 TL’nin bu hesaba geçtiğini, davalı banka müdürü tarafından müvekkiline 30 gün için 801,00 TL faiz alacağını belirten imzalı belge verildiğini, havalenin geldiğine dair işlemler için gerekli olduğu söylenerek boş dekonta imzasının alındığını, bu olayların banka müdürünün odasında gerçekleştiğini, faizin vadesi geldiğinde müvekkilinin davalı bankaya gittiğini, müvekkilinin parasının çekilmiş olduğunu öğrendiğini ileri sürürek, 13.000,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hesabında bulunan paranın imzasını taşıyan fişle kendisine ödendiğini, işlemlerin olması gereken şekilde yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava dışı banka müdürünün teftiş kurulu başkanlığına sunduğu itirafnamede davacının iddiasını doğrulayan herhangi bir açıklama ile davacı ismine rastlanmadığı, davacının dekonttaki imzasının kaynağını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, hesaba yatırılan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, hesabına gönderilen havaleye ilişkin olarak davalı banka müdürünün 30 gün için 801,00 TL faiz alacağı olduğu beyanını içeren imzalı belge verdiğini, havale yapıldığına dair işlemler için gerekli olduğu belirtilerek boş dekonta imzasının alındığını, vadesi geldiğinde parayı çekmeye gittiğinde hesabındaki paranın çekilmiş olduğunu öğrendiğini ileri sürmüştür. Hesaptaki paranın davacı tarafından imzanalan dekontla çekildiği hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda banka teftiş kurulunca düzenlenen rapor ve dava dışı banka müdürü tarafından banka teftiş kuruluna verilen itirafname incelenerek, banka teftiş kurulu raporunda davacının iddia ettiği olayın yer almadığı, söz konusu itirafnamede davacının iddiasını doğrulayan herhangi bir açıklama bulunmadığı, davacının dekonttakı imzasının kaynağını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa ki, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı BK’nın 100. maddesi (6098 sayılı TBK’nun 116. maddesi) gereğince davalı banka, çalışanının kusurundan ötürü tamamen sorumlu olup, davacının sunduğu 30 gün için 801,00 TL faiz verileceğine dair imzalı belgeden davacının faiz elde edeceği düşüncesiyle bir güven kurumu niteliğindeki davalı bankanın çalışanı ve temsilcisi olan müdürüne güvenerek dekontu imzaladığı, bu şekilde değerlendirmek üzere parayı bankaya ve müdürüne duyduğu güven nedeniyle teslim ettiği anlaşıldığından, somut uyuşmazlıkta davalı bankanın BK’nun 100. maddesindeki sorumluluk koşulu gerçekleşmiştir. Bu durumda, mahkemenin yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.