Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3575 E. 2014/10254 K. 02.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3575
KARAR NO : 2014/10254
KARAR TARİHİ : 02.06.2014

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/09/2013
NUMARASI : 2013/100-2013/509

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/09/2013 tarih ve 2013/100-2013/509 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete N.. Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın davalının sorumluluğunda vagona yüklenmek sureti ile İstanbul’a nakliyesinin gerçekleştirildiğini, sigortalıya ait taşımaya konu emtiaların, Halkalı Gümrük Müdürlüğü’ne ulaştığında gümrük işlemleri tamamlanarak karayolu ile sigortalı tesislerine sevk edildiğini, sigortalı tarafından konteynırların teslim alınmasına müteakip yapılan kontrollerde 31 lastik emtiasının eksik olduğunun tespit edildiğini, demiryolu taşıması sırasında 16.05.2012 tarihinde Sırbistan istasyonunda yetkili gümrük görevlilerince yapılan kontrollerde CIT 20 belgesinin düzenlendiğini, 31 adet lastiğin taşınma sırasında kaybolduğunu, lastik bedelinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 2.049,81’nin tahsilini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu yüklerin Çek Cumhuriyeti’nden Halkalı’ya H..’dan sigortalının tesislerine yapılan taşımanın iki ayrı safhadan oluştuğunu, bunlardan müvekkilinin Çek Cumhuriyeti – Halkalı arasında gerçekleştirilen demir yolu taşımasın üstlendiğini, taşıma borcunun Halkalı’ya ulaşması ile sona erdiğini, bu aşamadan sonra Halkalı – Gölcük arasındaki taşımadan sorumluluklarının bulunmadığını, usulüne uygun tutanak tutulmadığını ve süresinde ihbarın yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının O.. – H.. demir yolu taşımasını üstlendiği, olayda COTIF-EK B) CIM hükümlerinin uygulanması gerektiği, demiryolu taşıması sırasında 15.05.2012 tarihinde Sırbistan gümrük görevlilerince yapılan kontrollerde tutulan CIT -20 belgesinde malların sayımının yapılamadığının tutanak altına alındığı, davacının sigortalısının Halkalı’da hasar tespitini de yapmadığı, COTIF-CIM 23/1 maddesi gereğince davalının sorumluluğunu doğuran CIM 42. maddesi gereğince tutulmuş bir tutanağın bulunmadığı, COTIF-CIM 47. maddesi gereğince sigortalının usulüne uygun bildirimde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 22.08.2013 havale tarihli dilekçesinde davalının akdi taşıyıcı olduğunu, karayolu taşımasının da davalı tarafından üstlenildiğini, bu durumun davalı ile aralarında akdedilen sözleşmeden açıkca anlaşılacağını beyan etmiş, mahkemece davacı vekilinin bu itirazı üzerinde durulmamıştır. Mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durulmadan buna göre deliller değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelemesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.