YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3576
KARAR NO : 2014/9931
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/09/2013
NUMARASI : 2013/102-2013/506
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.09.2013 tarih ve 2013/102-2013/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete abonman nakliyat sözleşmesi ve buna bağlı olarak düzenlenmiş bulunan nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı F. Otomotiv Sanayi A.Ş. firmasının, Çek Cumhuriyeti’nde yerleşik dava dışı B.Continental Spol. S.r.o firmasından satın aldığı 3300 adet lastik emtiasının, tren ile nakliyeci M. Lojistik Ulus. Taş. Dep. Dağ. ve Tic. A.Ş’nin sorumluluğunda demiryolu ile İstanbul’a nakliyesinin gerçekleştirildiğini, sigortalıya ait taşımaya konu emtiaların, H. Gümrük Müdürlüğü’ne ulaştığında gümrük işlemleri tamamlanarak karayolu ile sigortalı tesislerine sevk edildiğini, sigortalı tarafından konteynırların teslim alınmasına müteakip yapılan kontrollerde ise 201 adet lastik emteasının eksik olduğunun tespit edildiğini, demiryolu taşıması sırasında 12.04.2012 tarihinde Sırbistan yetkili gümrük görevlilerince yapılan kontrollerde CIT 20 belgesinin düzenlendiğini, 201 adet lastiğin taşınma sırasında kaybolduğunu, lastik bedelinin sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, hasar bedeli olan 21.819,73 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu yüklerin Çek Cumhuriyeti’nden H. H. da G.taşındığını, müvekkilinin Çek Cumhuriyeti-H.arasında gerçekleştirilen demiryolu taşımasın üstlendiğini, taşıma borcunun H.ulaşması ile sona erdiğini, hasar konusunda usulüne uygun tespit yapılmadığını, bu aşamadan sonra gerçekleşen taşımadan sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, navlun faturası göz önüne alındığında davalının O..H. arasındaki demiryolu taşımasını üstlendiği, karayolu taşımasına ilişkin herhangi bir fatura ibraz edilmediği gibi davacı vekilinin dava dilekçesinde de davalının demiryolu taşıması sırasında malların kaybolduğunu iddia ettiği, demiryolu taşıması sırasında 12.04.2012 tarihinde yetkili gümrük görevlilerince yapılan kontrollerde tutulan CIT-20 belgesinde mal sayımının yapılamadığının belli olduğu, davacının sigortalısının H. hasar tespiti de yapmadığı, COTIF-CIM 23/1 maddesi gereğince davalının sorumluluğunu doğuran CIM 42. maddesi gereğince tanzim edilmiş bir tutanağın var olmadığı, COTIF-CIM 47. maddesi gereğince sigortalının usulüne uygun bildirimde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itirazlarını içeren 22.08.2013 havale tarihli dilekçesinde davalının akdi taşıyıcı olduğunu, karayolu taşımasının da davalı tarafından üstlenildiğini, bu durumun davalı ile aralarında akdedilen sözleşmeden açıkca anlaşılacağını beyan etmiş, mahkemece, davacı vekilinin bu itirazı üzerinde durulmamıştır. Mahkemece, davacının bu iddiası üzerinde durulmadan buna göre deliller değerlendirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada ıncelenmesıne yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.