YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3603
KARAR NO : 2014/6838
KARAR TARİHİ : 08.04.2014
MAHKEMESİ : EDREMİT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2014/17-2014/16
Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2014 tarih ve 2014/17-2014/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, T.. A.. Edremit Şubesi’nce kredi müşterilerinden Y. H. A.’a 15.07.2008 tarihli 8.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, ancak borcun ödenmediğini, karşı tarafın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olduğunu, noter ihtarnamesi ile borçlulara hesabı kapatmaları için süre verildiğini, ancak henüz ödeme yapılmadığını, mal kaçırma ihtimali yüksek olduğundan dolayı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; borçluya Edremit 2. Noterliği’nin 22.02.2013 tarih ve 1479 yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ edilmediği, böylelikle İİK’nın 257. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı, müşterek borçlu müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz isteminden ibarettir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 586. maddesi; “Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz. Ancak, alacağın rehnin paraya çevrilmesi yoluyla tamamen karşılanamayacağının önceden hâkim tarafından belirlenmesi veya borçlunun iflas etmesi ya da konkordato mehli verilmesi hâllerinde, rehnin paraya çevrilmesinden önce de kefile başvurulabilir.” hükmündedir. Bu madde hükmü uyarınca, borçlunun ifada gecikmesi ve borçluya gönderilen ihtarın sonuçsuz kalması, müteselsil kefil hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olup yazılı gerekçeyle talebin reddi doğru olmamıştır.
Ayrıca kabule göre de, mahkeme gerekçesinde müteselsil kefile kat ihtarının tebliğ edilmediği belirtilmiş ise de Genel Kredi Sözleşmesi’nin 31. sayfasında “müteselsil kefalet şerhi” bölümünde, adres değişikliği bildirilmediği takdirde müteselsil kefillerin beyan ettikleri adreslerine yapılan tebligatın geçerli olacağı yazılı olup, bu sözleşme hükmüne göre de, mahkemenin gerekçesi yerinde olmamış, belirtilen nedenlerle, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz talep eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz talep eden yararına BOZULMASINA, 08.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.