YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3633
KARAR NO : 2014/11189
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2013
NUMARASI : 2012/408-2013/513
Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2012/408-2013/513 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I.. Bank A.Ş. vekili ve davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 16.11.1999 tarihinde Y.. A.Ş’nin Denizli Şubesi’ne 6.500.00 TL parasını %83 faizle, 3 ay vadeli olarak yatırdığını ve yatırmış olduğu paraya karşılık havale makbuzu ile banka cüzdanı verildiğini, 21.12.1999 tarihli bakanlar kurulu kararı ile bankanın TMSF’ye devredildiğini, müvekkilinin parasını bankaya yatırdığı sırada banka çalışanları tarafından K.K.T.C’de kurulan dava dışı Y..Security O.. S.. Bank Ltd. Şti. adlı paravan bankanın kendi şubeleri olduğu ve yüksek faiz verdiği belirtilerek, sanki bu bankaya havele yapılıyormuş gibi talimat imzalattırılarak Yurtbank logolu yanıltıcı biçimde tanzim edilen hesap cüzdanı verildiğini, bankaya el konulmasından sonra banka yöneticileri ve hissedarları hakkında açılan ceza davasında A..B.. ve Y.. yöneticilerinin bankayı vasıta kılmak suretiyle müvekkili gibi off shore hesabı açtıran kişileri dolandırdıkları, yatırılan paraların Kıbrıs’daki banka veya şirkete gitmeyip, Türkiye’de kalıp, paravan şirketlere kredi kullandırılarak dolandırıcılık yaptıklarının sabit olduğunu ve ceza mahkumiyetlerinin de kesinleştiğini, müvekkilinin parasının haksız ve hukuka aykırı şekilde elinden alındığını ileri sürerek, 6.500,00 TL’nin paranın bankaya yatırıldığı tarih olan 16.11.1999 tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 1-2 maddesi gereğince T.C. Merkez Bankası avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili TMSF hakkında açılan davada idari yargının görevli olduğunu, TMSF’ye husumet yöneltilemeyeceğini, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, müvekkili I.. Bank A.Ş. yönünden ise yetki ve husumet itirazlarını tekrarla, zamanaşımı def’inde bulunmuş, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih etmiş olup, iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını, müterafik kusurunun bulunduğunu, müvekkilinin off shore nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, vekalet görevini yerine getirdiğini, davacının o.. s.. hesap cüzdanını aldıktan sonra hiçbir itirazda bulunmadığını, dava konusu paranın ayrı bir tüzelkişiliğe sahip off shore bankası hesaplarına havale edildiğini, faiz talebinin haksız olup, vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranının talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı Y.. A.Ş’nin Denizli Şubesi’ne 16.11.1999 tarihinde 6.500,00 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın Y.. Security Off Shore Bank Ltd. Şti. hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen ve kesinleşen karara göre, Y.. A.Ş’nin bir kısım yöneticilerinin Y…. A.Ş. aracılığıyla off shore hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları B.. Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, off shore bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğunun anlaşıldığı, bu şekilde Y.. A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer o.. s.. hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 6.500,00 TL’nin 16.11.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2. maddesi gereğince avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. Bank A.Ş. vekili ile davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 321’inci maddelerinden kaynaklanmasına ve davacının parasını O.. S.. Bankası’ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, davalı I.. Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Y.. A.Ş’nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı I.. Bank A.Ş yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada (1) no’lu davalı olarak Y.. A.Ş gösterilmiş, TMSF’de Y.. A.Ş’yi izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. (1) no’lu davalı olarak gösterilen Y.. A.Ş’nin de, diğer davalı I.. Bank A.Ş. ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir
4-Bozma sebep ve şekline göre, davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. Bank A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı I.. Bank A.Ş. yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı TMSF yararına BOZULMASINA, (4) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ING Bank A.Ş’ye iadesine, 11.6.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.