YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3680
KARAR NO : 2014/6422
KARAR TARİHİ : 02.04.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/05/2012
NUMARASI : 2009/547-2012/198
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2012 tarih ve 2009/547-2012/198 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait boru hatları ve tesislerinin davalı nezdinde Y.A.R. ve M. K.Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, Türkiye -Irak arasındaki petrol boru hattından meydana gelen hasar nedeniyle eksper tarafından belirlenen miktarın davalı tarafından ödenmediğini, davalının sigorta sözleşmesine aykırı davrandığını ileri sürerek hasar nedeniyle kendisinin ödemek zorunda kaldığı 165.798,54 USD’nin hasar tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hasarın, üst reasör olan dava dışı şirket tarafından, poliçe teminatı kapsamında olmadığı belirtildiğinden, davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasarın zamana bağlı olarak meydana gelen titireşimlerden meydana geldiğini ve bunun için önlem alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın, zemine bağlı titreşimler, kısa süreli gerilme, kasılma ve baskı gibi nedenlerden meydana geldiği ve sigorta teminatı kapsamında bulunduğu, hasar miktarının poliçede belirlenen muafiyet miktarı düşüldükten sonra 165.798,54 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın 05/06/2009 tarihinden itibaren Devlet Bankalarınca USD mevduatına uygulanan en yüksek faizi oranı ile birlikte fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar taraflar arasında düzenlenen poliçede yer alan ilk talep tarihinden itibaren azami 3 ay içinde hasar bedelinin ödenmesi koşulu nedeniyle davalı 24.10.2008 tarihi itibariyle temerrüte düşmüş ise de davacı 25.05.2009 tarihli ihtarında hasar bedelinin 05.06.2009 tarihine kadar ödenmesini talep etmek suretiyle davalıya atıfet mehili tanımış olduğundan davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak mahkemece 165.798,25 USD hasar bedelinin 05.06.2009 tarihinden 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesi uyarınca Devlet Bankaları’nca USD mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle tahsiline karar verilmişse de 3095 sayılı Kanun’un 4/A maddesinde “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır” denilmekte ve sözleşmede aksi öngörülmediği takdirde uygulanacak faiz oranı düzenlenmektedir. Mahkemece, taraflar arasında akdedilen sigorta poliçesinin hasarlar için yapılacak ödemeler başlıklı 5. maddesinin (e) bendinde yer alan “bu süre içerisinde hasar ödenmediği takdirde idare(davacı) hasarın sonuçlandığını kabul ederek varsa ödeyeceği prim tutarından hasarı mahsup eder veya prim ödemesi sona ermiş ise en yüksek reeskont faiziyle birlikte sigortacıdan talep eder” hükmü ile anılan Kanun’da öngörülen faiz oranından daha yüksek bir faiz oranının kararlaştırılmış olduğu hususu gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 13.664,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.