YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3740
KARAR NO : 2014/10981
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
MAHKEMESİ : KOCAELİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/07/2013
NUMARASI : 2013/3-2013/571
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04.07.2013 tarih ve 2013/3-2013/571 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka adına borcu üstlenen TMSF vekili ile davalı A.. A..B.. İflas İdaresi Memurları tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y.. Kocaeli Şubesi’nde uzun süre hesabı bulunduğunu, banka personelinin aldatması ve kasti yönlendirmesi ile parasının off-shore hesabına yatırdığını, müvekkili parasının hiçbir zaman o..-shore hesabına gitmeyip, Y..bank A.Ş’nin uhdesinde kaldığını, banka tarafından şubelere gönderilen yazılarda hedef gösterilerek paraların o..-shore hesaba yönlendirilmesinin istenildiğini, banka personelinin mudileri istedikleri irade beyanında bulunmaya zorlamak için hatalı fikrin doğumuna veya teyidine ya da devamına kasten sebebiyet verdiklerini, mudilerin banka personelinin prim usulü hileli yönlendirmesiyle akdin icrasına neden olunduğu için akdin geçerli olmadığını ileri sürerek, 3.306,98 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının fona devredilen Y.. Bank A.Ş’de hesap açılış tarihi itibariyle 3.000,00 TL’sinin bulunduğu, bu alacağı istemekte davacının haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL alacağın davalı I.. Bank A.Ş. adına borcunu üstlenen TMSF ile birlikte davalılar A..A.. B.N.. Y.., S.. İ..’den 20.01.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, B.. Holding hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka adına borcu üstlenen TMSF vekili ve davalı A.. A.. B.. İflas İdare Memurları temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı I.. Bank A.Ş. adına borcu üstlenen TMSF vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı TMSF tarafından borcu üstlenilen banka 5411 sayılı Kanun’un 140’ncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan dolayı sorumlu tutulması doğru görülmemiş davalı TMSF vekilinin buna yönelik temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3-Müflis A… A. B.. İflas İdaresi Memurlarının temyizine gelince; dosya içeriğinden A.. A.. B..’in Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 17.10.2007 tarihli kararı ile iflasına karar verildiği ve 14.01.2008 tarihinde bu kararın kesinleştiği anlaşıldığından mahkemece bu davalı yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılması için kararın bu davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4-Bozma sebep ve şekline göre Müflis A.. A.. B.. İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle Müflis A..A.. B.. İflas İdaresi Memurlarının temyiz itirazının kabulü ile kararın adı geçen davalı yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle Müflis A.. A.. B. İflas İdaresi Memurlarının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediğine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Müflis A. A.. B.. İflas İdaresi Memurlarına iadesine, 09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.