Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3796 E. 2014/9914 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3796
KARAR NO : 2014/9914
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/12/2013 tarih ve 2013/283-2013/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ile imzaladığı İç Mimari İşleri Sözleşmesi ile davalı hastanenin C ve B blok binalarına ilişkin iç mimari projeleri, A Bloka ilişkin olarak da yeniden yapılandırma kapsamında iç mimari projelerinin hazırlanması işini yükümlendiğini, müvekkilinin sözleşme gereğince projeyi hazırlayıp davalıya teslim ettiğini, davalının sözleşme kapsamında olmayan B bloktaki lobiye müvekkilinin D blok lobisi için hazırmış olduğu konsept ve detaylardan alıntılar yapıp uyguladığını, sözleşmeye aykırı olarak projenin dar bir yere takbikinin kötü bir uygulama olduğunu, davalının projeye aykırı imalatlar yaptığını, projenin eser sahibinin izni olmadan değiştirildiğini, bundan dolayı müvekkilinin imajı ve isminin zarar gördüğünü ileri sürerek, projenin izinsiz uygulanması nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL maddi, projenin kötü bir kopyası olma özelliği taşıması ve bütünlük arzetmeyen bir şekilde yapılması nedeniyle 10.000,00 TL manevi, davalının hazırlanan projelere aykırı olarak yaptırdığı imalatlar nedeniyle 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşme gereği vermesi gereken hizmeti ve projeyi zamanında ve gereği gibi vermemesi sebebiyle yarım kalan işlerin mahkemece tesbit ettirildiğini ve davacı nam ve hesabına olmak üzere başka bir firmaya yaptırıldığını, davacının üç ay sonra ve bu firmanın projesinden yararlanılarak yapılan işleri de tesbite dahil ederek tesbit yaptırdığını ve buna dayanarak dava açtığını, davacının davasının, bedel hususundaki uyuşmazlıktan sonra ve kötüniyetle açılmış bir dava olduğunu, davacının özgün mimari tasarımlar olarak gösterdiği hususların özgün bir nitelik taşımadığını ve piyasada bulunan ve kolayca tarif ve tatbik edilebilen görünümler olduğunu, davacının teslim ettiği projelerin esasen sözleşmeye uygun uygulama projeleri durumunda olmadığını ve bu hususun müvekkilince yaptırılan tesbitindeki bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, eserden doğan manevi hakları kullanma yetkisinin FSEK’nın 13/1 ve 52. maddeleri uyarınca münhasıran eser sahibine ait olduğu,, bu hakkın başkalarına devrinin de mümkün olmadığı, bu nedenle manevi tazminat talebinin yerinde görülmediği, maddi tazminat talebi bakımından ise talep edilebilecek maddi tazminat miktarının 10.000 TL olması gerektiğine ilişkin mahkeme kararının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verildiğinden kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin ve sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …den alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 144,80 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.