Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/3843 E. 2014/6826 K. 07.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3843
KARAR NO : 2014/6826
KARAR TARİHİ : 07.04.2014

MAHKEMESİ : İNEGÖL 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/10/2013
NUMARASI : 2013/379-2013/380 D.İŞ

İnegöl 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/10/2013 tarih ve 2013/379-2013/380 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili ile borçlu arasında 11.09.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, kredi borcunun zamanında ödenmemesi sebebi ile borçluya ihtar gönderildiğini, rehnin bulunmadığını, borçlunun mal kaçırma hazırlığı içinde olduğunu ileri sürerek 68.841,41 TL tutarındaki alacağın tahsilini teminen borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında kredi sözleşmesi aktedildiği sabit olmakla birlikte hakkında ihtiyati haciz talep edilene kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, kullandırılmış ise vadesinin gelip gelmediği, vadesi gelmiş ise bu durumun borçluya ihtar edilip edilmediğine dair dosyada bir delil bulunmadığı, dolayısıyla bankanın alacaklı olduğuna dair yaklaşık da olsa bir kanaat edinilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz istemine ilişkin olup mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir. Ancak, alacaklı vekili tarafından sunulan belgelerden, borçluya kredi kullandırıldığı, kredi hesabının kat edildiği, Gebze 10. Noterliği’nin 24.07.2013 tarih ve 159466 yevmiye nolu hesap kat ihtarının borçlunun sözleşme adresine tebliğe çıkarıldığı, borçlunun adresinden ayrılması nedeniyle ihtarnamenin iade edildiği anlaşılmaktadır. Alacağın muaccel hale gelebilmesi için kredi hesabının kat edilmesi yeterli olup, ayrıca buna ilişkin ihtarnamenin borçlulara tebliği gerekli değildir. Bu durumda, ihtiyati haczin şartları oluştuğundan mahkemece, talebin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.