YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3888
KARAR NO : 2014/10606
KARAR TARİHİ : 05.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/09/2013
NUMARASI : 2013/181-2013/149
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10/09/2013 tarih ve 2013/181-2013/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, jeneratör üretimi yapan müvekkillerinin marka ve lisans hakkı sahipleri olduğu tanınmış AKSA ibaresinin, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı bir biçimde marka, şirket unvanı ve işletme adı biçimde kullanıldığını ileri sürerek, AKSA ibaresinin davacı şirketler tarafından tanınmış hale getirildiğinin ve tanınmış marka olduğunun tespitini, davalının ticaret unvanındaki AKSA ibaresinin sicilden terkinini, davalının A..MOTOR ibaresini işletme adı, “www.a…com” ibaresini de internet adresi olarak kullanmasının önlenmesini, davacı K.. Holding A.Ş. ile A.. Jeneratör A.Ş. için ayrı ayrı (10.000) TL, diğer davacılar için ise (5.000)’er TL olmak üzere, toplam (50.000) TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, her iki tarafın da aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, 1995 yılından bu yana davacılar ile müvekkili arasında ticari münasebetin bulunduğunu, müvekkilinin varlığından ve ticari unvanından haberdar olan ve 10 yıldır dava açmayan davacıların kötü niyetli bulunduğunu, sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğunu, tanınmışlığın tespiti talebinin bu davada istenemeyeceğini, marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüzün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketlerin davalının ticaret unvanından en azından 1998 yılından itibaren haberdar oldukları, yaklaşık 7 yıl dava açmadıkları, böylece ticaret unvanının terkini talepleri yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğu, tanınmışlığın tespiti için ise öncelikle TPE’ye başvuru ve verilecek karara karşı gerekirse dava yoluna başvurulabileceği, AKSA markalarının davacılar tarafından tanınmış hale getirildiğinin tespiti talebinin bu nedenle yerinde olmadığı, davalının A.. MOTOR ibaresini işletme adı olarak kullanması yönünden de sessiz kalma yoluyla hak kaybının söz konusu olduğu, davalının “www.a…com” ibareli internet alan adını davacıya ait markayı ticari etki yaratacak şekilde kullanması eyleminin bozma kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüz oluşturması nedeniyle davalının www.a…com internet adresinin, alan adının kullanmasının önlenmesine ve men’ ine, marka hakkı sahibi olan davacılar A.. Jenaratör Sanayi A.Ş, K.. Holding A.Ş ve A.. M.. Sanayi A.Ş.’ nin manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile bu davacılardan her biri için 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, davalının ticaret unvanındaki A.. ibaresinin ticaret sicilinden terkini, davalının “A..MOTOR” ibaresini işletme adı olarak kullanmasının önlenmesi, “A..” ibaresinin tanınmış marka olduğu taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, “A..” ibaresinin işletme adı olarak kullanılmasının önlenmesi yönündeki talep bozma sonrası reddedilmiş olup, reddedilen bu talep için her bir davacı aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı lehine tek vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.