YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4006
KARAR NO : 2014/10862
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2012/520-2013/406
Taraflar arasında görülen davada İzmir 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2013 tarih ve 2012/520-2013/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin baba oğul olup, davalıların da karı koca olduğunu, 27/03/2008 tarihinde her ortağın 1/4 oranında eşit pay sahibi olarak kır düğünleri organize eden davaya konu şirketi kurduklarını, şirket müdürlüğüne davacı Volkan ile davalı Serhat’ın münferiden yetkilendirildiklerini, şirketin kuruluşunun 27/03/2008 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, daha sonra davalı tarafın girişimleri ile Sinan ve Serhat’ın birlikte müşterek imza ile şirket müdürü olarak atandıklarını, bu durumun da 09/11/2009 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlandığını, müvekkili Sinan’ın kendi işlerine dalıp davaya konu şirket işleri ile ilgilenememesi üzerine davalı Serhat ile davalı Semra’nın usulsüzler yaptıklarını, bu bağlamda tahsilatları gizlediklerini, çeklerin kayıtlarda görülmediğini, kredi kartı ödemelerinin paralel şirketlerinin post cihazı ile tahsil edildiğini, kardan mahrum bırakıldıklarını, fiili mukavemet ve saldırıya uğradıklarını ileri sürerek davalı S.. K..’ın temsil yetkisinin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ileri sürülen iddiaları kabul etmediklerini, müvekkili Serhat’ın şirket müdürü olarak tek başına imza yetkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava dışı şirketin 2010, 2011 ve 2012 yıllarında elde edilen gelirleri için fatura düzenlenmediği, bu gelirlerin ticari defterlere kaydedilmediği, birtakım hacizler sebebi ile tahsilatların Bankaya yatırılamadığı, 28/10/2009 ortaklar kurulu kararına rağmen diğer ortaklar S.. A.. ve V.. A..’ın oluru olmaksızın K.. Gıda Turizm İnşaat Ltd. Şti’nin kiracısı olduğu ve bu şirketin faaliyet konusunu oluşturan taşınmazın kira sözleşmesinin dava dışı şirkete devri konusunda kira sözleşmesi yapıldığı, bu hususların TTK’nın 613, 614 ve 626. maddelerine aykırılık teşkil ettiği, bu sebeplerden ötürü davalı S.. K..’ın şirket müdürlüğünden azli şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davalı S.. K..’ın temsil ve müdürlük yetkisinin kaldırılarak azline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı S.. K..’ın temsil yetkisinin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda anılan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davalı müdür S.. K..’ın temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin iş bu davada diğer ortak S.. K..’a husumet düşmemesine rağmen bu davalı yönünden esasa girilerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalıların fotokopi olarak sunulan tahsilat makbuzların aslının sunulmasını istedikleri ve bu evraklardaki imzaları kabul etmediklerini savunmalarından anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalılar tarafından kabul edilmeyen fotokopi tahsilat makbuzları esas alınarak düzenlenen ve esasen tahsilatların kimin tarafından yapıldığı da açıklanmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi de doğru olmamıştır.
Bu itibarla, davacı Volkan ile ile davalı Serhat’ın müşterek imzası ile yönetilen şirketin zarara uğrayıp uğramadığının denetime açık bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.