YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4022
KARAR NO : 2014/10242
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/11/2013 tarih ve 2013/403-2013/553 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, hakkında iflas takibi bulunan müvekkili şirketin ortağı olan davalının, taahhüt ettiği sermayeyi ödememesi nedeniyle, hakkında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin iflasına karar verilmekle müvekkilinin sermaye artırma taahhüdünün sona erdiğini, …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/552 Esas sayılı dosyasında görülen şikayet davası sonunda da İflas İdaresi’nin sermaye artışı sebebiyle yaptığı işlemin iptal edildiğini, temerrüt söz konusu olmadığı için temerrüt faizi istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini ve davalı yararına %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta yasanın aradığı şekilde gerçekleştirilmiş bir sermaye taahhüdünün bulunmadığı, dosyada bulunan yönetim kurulu üyelerinin imzalarını taşıyan listenin ortakların imzası için aranan şekil koşullarını taşımaması nedeniyle sermaye taaahhüdü olarak kabul edilemeyeceği, davalının arttırılan sermaye katılım borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.