Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4098 E. 2014/12063 K. 25.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4098
KARAR NO : 2014/12063
KARAR TARİHİ : 25.06.2014

MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/109-2013/96

Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/109-2013/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce Y.. A Ş. Denizli Şubesi’ne yatırdığı mevdutanın banka çalışanların yönlendirmesi ile off shore hesabına aktarıldığını, bundan sonra Y.. A.Ş yönetimine 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından el konulduğunu, Y.. A.Ş yöneticileri ve hakim ortakları hakkından açılan ceza davasında, mudilerini dolandırdıklarının ve paranın off-shore hesabına hiç gönderilmediğinin belirlendiğini, davalıların ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 1000 TL’nin 14.120.1999 tarihinden itibaren, 3.980,00 TL’nin 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı TMSF yönünden açılan davada idari yargının görevli olduğunu, TMSF’ye hsusmet yöneltilemeceğini, mahkemenin yetkili olmadığını,zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelerin dolduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Fer’i müdahil vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Y.. A.Ş.’nin Denizli Şubesi’ne yatırdığı mevduatının Y.. Security Off Shore Bank Ltd. Şti.hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen ve kesinleşen karara göre, Y.. A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin Y.. A.Ş. aracılığıyla O.. S.. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları B.. Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, O..S.. Bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğunun anlaşıldığı, bu şekilde Y.. A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer O..S.. hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu, Y.. A.Ş. yönetimine, 22/12/1999 tarihinde BDDK tarafından el konulmuş olup, bankanın yönetimi TMSF’ye devredildiği, takiben banka Sümerbank A.Ş. ile birleştirilip, TMSF ile O.. A.Ş. arasında imzalanan 09/08/2001 tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamında, O.. A.Ş. ile S.. .. A.Ş.’nin birleştirildiği, hisse devri sözleşmesine göre de, devir tarihinden önceki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF’ye ait olduğunun belirlendiği bu nedenle davalı TMSF’nin husumet itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 1000 TL’nin 14.10.1999 tarihinden itibaren, 3.980,00 TL’nin 29.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekillleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 321’inci maddelerinden kaynaklanmasına ve davacının parasını O..S.. Bankası’ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, davalı İ.. Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Y.. A.Ş’nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140.maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcından sorumlu tutulması doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı I.. A.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada (1) nolu davalı olarak Y..A.Ş gösterilmiş, TMSF’de Y.. A.Ş’yi izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. (1) nolu davalı olarak gösterilen Y.. A.Ş’nin de, diğer davalı İ.. Bank A.Ş ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir
4-Bozma sebep ve şekline göre davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. Bank A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. Bank A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı İ.. Bank A.Ş yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı TMSF yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı I.. A..’ne iadesine, 25.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.