Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4117 E. 2014/9922 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4117
KARAR NO : 2014/9922
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2013
NUMARASI : 2012/262-2013/280

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2013 tarih ve 2012/262-2013/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait tescilli standartların davalının internet sitesinde haksız şekilde kullanıldığını iddia ederek bu kullanımın durdurlmasını, 5.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini dava ve talep etmiştir
Davalı vekili, davalı Y..B.. diğer davalının eşi olduğunu ve bu dava ile her hangi bir ilgisinin bulunmadığını, iddia edildiği üzere sitenin haksız olarak kullanımının söz konusu olmadığını ve bundan dolayı davacı kurumun her hangi bir zarara uğramadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,davalı tarafça dava tarihinden sonraki dönemde söz konusu edilen kullanıma dair linkin yayından kaldırıldığı, 18/11/2008 tarihli yönetmelik hükümleri uyarınca standartların davacı kurum tarafından düzenlenmesi görevi verildiği, davalı tarafın davacı tarafça belirlenen standardın sitede yayınlanması dışında iltibasa neden olabilecek bir kullanımının tespit edilemediği, bu şekilde bir yayının da tüketiciler nezdinde KHK 61. maddesi kapsamında iltibasa neden olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı yan, 132 sayılı Kanun uyarınca belirleyerek yayınlama yetkisine sahip olduğu TSE standardının davalıya ait internet sitesinde izinsiz olarak yayınlandığından bahisle söz konusu yayının durdurulması ve maddi- manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı eylemlerinin 556 Sayılı KHK’nın 61. maddesine aykırılık oluşturmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de; 6100 sayılı HMK’nın 33. maddesi gereğince hukuki sebebin tayini hakime aittir. Ayrıca, her dava açıldığı tarihteki hukuki durum gözetilerek sonuçlandırılır. Davacı dava dilekçesinde açıkça 5846 sayılı FSEK’ten kaynaklanan haklarına tecavüzün önlenmesi ve bu kapsamda müvekkili tarafından oluşturulan TSE standartının davalının internet sitesindeki yayınının durdurulması ve tazminata hükmedilmesi talebinde bulunduğuna göre, davacı iddialarının bu hükümler çerçevesinde tartışılmak suretiyle davalı eylemlerinin 5846 sayılı FSEK hükümlerine aykırılık oluşturup oluşturmadığı incelenip değerlendirildikten sonra hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.