YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4118
KARAR NO : 2014/10243
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/124-2013/104
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/124-2013/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonradava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TMSF’ye devrinden önce Y.. A.Ş.’nin Denizli Şubesine 21.12.1999 tarihinde 8.000 TL parasını % 82 faizle 28.03.2000 vade ile yatırdığını, 22.12.1999 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Y.. A.Ş.’nin TMSF’ye devredildiğini, TMSF yönetim kurulunun 26.01.2001 gün ve 7 sayılı kararı ile davalı bankanın S.. A.Ş. bünyesine tüm aktifi ve pasifiyle birleştirildiğini, daha sonra O.. A.Ş.’nin 07.12.2001 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile S… A.Ş.’nin tüzel kişiliği sona ermek geçmişteki borçlardan da TMSF sorumlu olmak kaydıyla O.. A.Ş. tarafından devir alındığını, O.. A.Ş.’nin bütün aktif ve pasifiyle davalı İ.. Bank A.Ş.’ye satıldığını, müvekkili davacının söz konusu parasını bankaya yatırdığı sırada yetkili banka memurları tarafından KKTC kurulan dava dışı Y.. S.. O.. S.. Bank Ltd.Şti. adlı paravan bankanın kendi şubeleri olduğu ve bu şubelerin yüksek faiz verdiğini belirterek sanki bu bankaya havale yapılıyormuş gibi talimat imzalatılarak Y.. logolu yanıltıcı bir biçimde düzenlenen hesap cüzdanı verildiğini, söz konusu bankanın devletin güvencesi altında olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi verilmediği gibi aksine bankalarının şubesi olduğu izlenimi verildiğini, söz konusu Y..’nın yöneticileri ve hissedarları hakkında bankaya el konulduktan sonra soruşturma açıldığını, soruşturma sonucu ceza aldıklarını, müvekkilinin dolandırılarak parasının elinden alındığını ileri sürerek, 8.000 TL’ nin 21.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’ nın 1. ve 2. maddesi gereğince avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı TMSF yönünden idari yargı görevli olduğunu, yetki itirazında bulunduklarını, husumet, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın esastan da reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı Y.. A.Ş. ‘nin Denizli Şubesine 21/12/1999 tarihinde 8.000 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın Y… S.. O.. S.. Bank Ltd. Şti.hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen ve kesinleşen karara göre, Y.. A.Ş.’nin bir kısım yöneticilerinin Y.. A.Ş. aracılığıyla O.. S.. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları B… Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, O….S..Bankasının paravan bir şirket olarak kurdurulduğunun anlaşıldığı, bu şekilde Y.. A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer O.. S.. hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne, 8.000 TL alacağın 21.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar TMSF ve İngbank A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı I.. A.. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Y.. A.Ş’ nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca davalı banka harçtan muaf olduğu, ancak mahkemece harca hükmedilmemiş ise de yazılı şekilde harçların yargılama giderleri içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı I.. A.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada davalı olarak Y.. A.Ş gösterilmiş, TMSF’de Y… A.Ş’yi izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. Davalı olarak gösterilen Y.. A.Ş’nin de, diğer davalı I.. A.. ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şeklide karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
4- Bozma sebep ve şekline göre TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. A.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı I.. A.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı I.. A.. yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın TMSF yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı I.. A..’ye iadesine, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.