YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4123
KARAR NO : 2014/10475
KARAR TARİHİ : 04.06.2014
MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/107-2013/94
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.11.2013 tarih ve 2013/107-2013/94 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı bankaya devrinden önce Yurtbank A Ş. Denizli Şubesi’ne yatırdığı mevdutanın banka çalışanların yönlendirmesi ile Off S.. hesabına aktarıldığını, bundan sonra Y.. A.Ş. yönetimine 21.12.1999 tarihinde BDDK tarafından el konulduğunu, Y.. A.Ş. yöneticileri ve hakim ortakları hakkından açılan ceza davasında, mudilerini dolandırdıklarının ve paranın Off S.. hesabına hiç gönderilmediğinin belirlendiğini, davalı bankanın ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 3.257,00 TL’nin paranın yatırıldığı 10.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı TMSF yönünden açılan davada idari yargının görevli olduğunu, TMSF’ye husumet yöneltilemeyeceğini, mahkemenin yetkili olmadığını, zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelerin dolduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Fer’i müdahil vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı Y.. A.Ş’nin Denizli Şubesi’ne 10.12.1999 tarihinde 3.257,00 TL yatırdığı, daha sonra bu paranın Y.. S.. Off Shore Bank Ltd. Şti. hesabına aktarılmış gibi gösterildiği, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen ve kesinleşen karara göre, Y.. A.Ş’nin bir kısım yöneticilerinin Y.. A.Ş. aracılığıyla O. S.. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraları B.. Holding A.Ş. bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıkları, O.S.. Bankası’nın paravan bir şirket olarak kurdurulduğunun anlaşıldığı, bu şekilde Y.. A.Ş’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer Off Shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığının açıkça ortaya konulduğu, Y.. A.Ş.
yönetimine, 22/12/1999 tarihinde BDDK tarafından el konulmuş olup, bankanın yönetimi TMSF’ye devredildiği, takiben banka S.. A.Ş. ile birleştirilip, TMSF ile O.. A.Ş. arasında imzalanan 09/08/2001 tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamında, O.. A.Ş. ile S.. Bank A.Ş. birleştirildiği, hisse devri sözleşmesine göre de, devir tarihinden önceki dönemlere ilişkin sorumluluğun TMSF’ye ait olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.257,00 TL’nin 10/12/1999 tarihinden, itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 321’inci maddelerinden kaynaklanmasına ve davacının parasını O.. S.. Bankası’ndan tahsil etme olanağı kalmadığının anlaşıldığından itibaren zamanaşımı süresinin başlayacak olmasına göre, davalı İ.. Bank A.Ş. vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, somut olayda davacı alacağının esasen fona devredilen Y.. A.Ş’nin işleminden kaynaklanması karşısında 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde başvurma harcı, peşin harç ve vekalet harcından sorumlu tutulmasına imkan verecek şekilde harçların yargılama giderlerinin içerisine dahil edilerek davalı bankadan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davalı I.. A.. yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere, davada (1) nolu davalı olarak Y.. A.Ş. gösterilmiş, TMSF’de Y.. A.Ş’ye izafeten, payları devralan olduğu için dava dilekçesinde yer almıştır. Davada, TMSF’ye davalı olarak husumet tahmil edilmeyip, temsilci sıfatıyla davada yer almıştır. (1) nolu davalı olarak gösterilen Y.. A.Ş’nin de, diğer davalı İ.. Bank A.Ş. ile birleşmek suretiyle tüzel kişiliği sona ermiştir. Bu itibarla, mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınmadan, hükmedilen tutarın TMSF’den de tahsiline imkan verecek şekilde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı TMSF yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir
4-Bozma sebep ve şekline göre davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. Bank A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İng Bank A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı İ.. Bank A.Ş. yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı TMSF yararına BOZULMASINA, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Ing Bank A.Ş’ye iadesine, 04.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.