YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4142
KARAR NO : 2014/10484
KARAR TARİHİ : 04.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2013
NUMARASI : 2012/655-2013/208
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2013 tarih ve 2012/655-2013/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, S… Koru Konutlarının ayrı parseller üzerinde kurulu bloktan oluşan toplu yapı kapsamında bir site olduğunu, bu kapsamda site yönetimince alınan karar doğrultusunda sitenin mali ve idari yönetimi kapsamında Teknik İşletme ve Arıza Giderme, Bahçe ve Bakım İşlerinin yerine getirilmesi amacıyla T… Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd. Şti. ile 29.12.2008 başlangıç tarihli sözleşme imzalandığını ve işbu sözleşme kapsamında T.. şirketinin personelleri ilgili görevlerine münhasır işlerde çalışmaya başladığını, davalı Gökhan’ın da işbu şirketin elemanı olarak müvekkili sitede muhasebeci olarak çalışmaya başladığını, T… Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd. Şti. ile site ortak alan yönetiminin sözleşmesinin 29.12.2010 tarihinde sone ermiş olup, bu durumda T..Hizmet ve İşletmecilik Tic. Ltd. Şti’nin SSK’lı elemanı olarak sitenin muhasebe işinde çalışan davalı G.. T..’ın 01.01.2011 tarihinden itibaren sitede hizmet akdi ile çalışmaya başladığını, davalının çalışmasına devam ederken hesaplarda yapılan incelemede davalının site ortak yönetim, müvekkil ve diğer blok yönetimlerinin hesaplarından kendi hesabına paralar aktarmış olduğu ve hukuki takip sonucu alınarak avukat aracılığıyla şahsına teslim edilen bedelleri uhdesine geçirdiğinin tespit edildiğini ve iş akdinin 12.05.2011 tarihinde feshedilip, savcılığa şikayette bulunulmuş olup, hakkında ceza davası açıldığını, ilgili hesapların incelenmesi neticesinde davalı G.. T..’ın Nisan 2010 ile Mayıs 2011 tarihleri arasında site ortak alan yönetimin ve blok yönetimlerinin hesabından toplam 158.625,21 TL’yi uhdesine geçirdiğinin belirlendiğini, davalının müvekkilinin hesabından çeşitli yöntemlerle uhdesine geçirdiği bedel toplamının ise 6.250 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı G.. T..’ın müvekkiline ait bedelleri, müvekkilinin hesabının bulunduğu davalı A.. A.Ş’nin A.. Şubesi’ne ait hesaptan kendi hesaplarına aktarımını sağlamak suretiyle gerçekleştirmiş olup, bu eyleminde de S.. Blok yöneticilerinin imzasını kopyala yapıştır yaparak hazırladığı talimatları faks yoluyla davalı A.. T.A.Ş’nin A.. Şubesi’ne gönderdiğini ve şube yetkililerince de müvekkili hesabında bulunan paraların davalı G.. T..’a ait banka hesabına/hesaplarına aktarıldığını, davalı banka yetkililerince talimat aslının istenmesi gerekirken faks yoluyla gönderilen talimatlarla başka hesaplara aktarılması yoluyla müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin 6.250,00 TL zararının işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı A.. T.. vekili, zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunmuş, itiraz konusu hesaplarda havale işlemlerinin tamamının faks yolu ile ve üzerinde yetkili imzası bulunan işlem talimatlarına istinaden gerçekleştiğini, hesapların davacı tarafça aktif olarak kullanıldığını ve yapılan işlemlerin tümünden davacının haberdar olduğunu, hiçbirine itirazının bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki çalışmalarda teamülün faks talimatı ile çalışmak olduğunu, imzaların da yetkili imzalarla birebir örtüştüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı muhasebeci G.. T..’ın sitenin banka hesaplarından usulsüz şekilde zimmetine para geçirdiği ve bu nedenle davacının davalı G.. T..’dan alacaklı olduğu, diğer davalı bankanın ise kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı G.. T.. yönünden açılan davanın kabulü ile 6.250 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı A.. T.. yönünden açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının muhasebecisi olan davalının, diğer davalı banka şubesinde bulunan hesabındaki paraları sahte faks talimatları ile zimmetine geçirdiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın, davalı banka yönünden, somut olayda bankanın kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle reddine, davalı muhasebeci yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 99. maddesi uyarınca davalı bankanın sorumluluğunu kaldıran sözleşme şartları geçersiz olduğu gibi, hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunan banka, mevduatı gerçek hak sahibine ödemekle mükelleftir. Mevduat sahibi, mevduatın kendisine ödenmediğini iddia ettiğinde banka, ödemeyi gerçek hak sahibine yaptığını ispatlamak zorunda olup ancak bu takdirde sorumluluktan kurtulur. Bu durumda, davalı Banka’nın mevduatı, mevduat sahibine iadeyle yükümlü olduğu kural olarak kabul edilip, davacının da meydana gelen olayda iyi adam çalıştırmaması nedeniyle 818 sayılı BK’nın 98/2’nci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 44. maddesi hükmü uyarınca zararın oluşumunda müterafik kusurlu olduğu gözetilerek mahkemece, davacı ile davalı Bankanın kusur oranlarının ve sorumlu oldukları miktarın belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan hususlar dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.