Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4145 E. 2014/9963 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4145
KARAR NO : 2014/9963
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ : VAN 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2011/265-2013/448

Taraflar arasında görülen davada Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2011/265-2013/448 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin SGK borçlarını kapatarak emekli olabilmek için davalı bankadan kredi kullandığını ancak davalı bankanın haksız olarak emekli aylığına bloke koyduğunu ileri sürerek 8.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 15.981,35 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı banka vekili, davacının kredi taksitlerini düzenli yatırmadığını, sözleşme gereğince ve davacı tarafça verilen temlikname uyarınca emekli aylığından kesinti yapılmasının yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında imzalanan tüketici sözleşmesinde yer alan ve davalı bankaya tek taraflı olarak davacı emekli aylığından kesinti yapma hakkı tanıyan maddenin haksız şart niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 15.981,35 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı bankanın davacı emekli aylığına haksız bloke koyduğu iddasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, 6762 sayılı TTK 4. maddesine göre bankacılık işlemleri mutlak ticari davalardandır. Bu anlamda davanın 4077 sayılı Yasa ile ilgisi olmayıp davanın niteliğine göre görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, mahkemece tüketici mahkemesi sıfatıyla davada esasa girilerek karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.