Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/435 E. 2014/2210 K. 10.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/435
KARAR NO : 2014/2210
KARAR TARİHİ : 10.02.2014

MAHKEMESİ : ALANYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/04/2013
NUMARASI : 2013/51-2013/51 D.İŞ

Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/04/2013 tarih ve 2013/51-2013/51 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz talep eden (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, dava dışı H. Turizm Eml. San. Tic. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredi sözleşmesini borçluların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, gönderilen ihtara rağmen borç ödenmeyince teminatsız alacaklarının 291.970,00 TL’sına ulaştığını ileri sürerek müşterek borçlu müteselsil kefiller hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, borçluların taşınmazı üzerine ipotek konulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece, borçluların taşınmazları üzerine ipotek konulduğu gerekçesiyle talebin reddine karar verilmişse de, alacaklı vekili müşterek borçlu müteselsil kefil tarafından verilen ipoteğin asıl kredi borçlusunun borcunu teminat altına aldığını, kefillerin borcu için verilmiş bir ipoteğin bulunmadığını ileri sürmüştür.
İcra İflas Kanunu’nun 257/1 maddesi hükmü gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Buna ve İİK’nın 45. maddesine göre, asıl alacağın borçlusu tarafından alacağı temin etmek üzere rehin verilmiş olması halinde bu alacağa ilişkin olarak rehne başvurulmadan, ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olmamakla birlikte TBK’nın 586. (Mülga BK’nın 487. maddesi) maddesi uyarınca, müşterek borçlu müteselsil kefiller yönünden kefil oldukları miktar için ayrıca kefaletin rehinle teminatı söz konusu değilse bu kişiler hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi mümkün olup, somut olayda dosya içinde aleyhine ihtiyati haciz istenen müteselsil kefillerin yüklendikleri edime ilişkin olarak herhangi bir rehin bulunup bulunmadığı mahkemece araştırılmış değildir. Bu durumda ipotek resmi senedi getirtilmek suretiyle müteselsil kefiller tarafından yüklenilen edimlerin teminatı olmak üzere alacaklı taraf lehine ipotek tesis edilip edilmediği üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.