YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4406
KARAR NO : 2014/10960
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2013
NUMARASI : 2011/677-2013/757
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/12/2013 tarih ve 2011/677-2013/757 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı I.. Bank A.Ş. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava konusu meblağ 18.563 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 19.10.1999 tarihinde Y.. A.Ş’nin Ankara Şubesi’ne yatırdığı mevduatın banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinde off shore bankasına gönderildiğini, Y..’a el konulmasından sonra garanti kapsamında kalmayan paranın iade edilmeyeceğinin söylendiğini, bunun üzerine Y.. A.Ş., TMSF, O.. A.Ş., B.. Holding A.Ş., A..A.. B.. aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğini, toplanan paraları grup şirketlerine ucuz kredi olarak aktaran yönetici A.. A.. B..’in kesinleşen karar ile bankayı vasıta kılarak dolandırıcılık suçundan mahkum olduğunu, K..’ta off shore bankası aleyhine açılan davanın kabul edilmesine rağmen bir tahsilat yapılamadığını, ilgili banka hakkında aciz vesikası anlamına gelen belgenin düzenlendiğini, o.. s.. bank için düzenlenen hesap açma talimatlarının ve havale makbuzlarının usulüne uygun bulunmadığını, off shore bankasının bankacılık yapma iznin bulunmadığını ileri sürerek 15.234 TL’nin 19.10.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %81 akdi faizi, bu tarihten itibaren ise avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, Y.. O.. S.. Bank Ltd’nin Y.. A.Ş’den farklı bir tüzel kişiliğe sahip olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, talep hakkında kesin hüküm bulunduğunu, müvekkilinin sadece istem üzerine havale işlemini gerçekleştirdiğini, davacının kendi iradesi ile ve daha fazla faiz geliri elde etmek için off shore bankasını tercih ettiğini, dolandırılmanın söz konusu olmadığını, hisse devir sözleşmesinde devir tarihinden önceki borçların TMSF tarafından üstlenildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer’i Müdahil TMSF vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kesin hüküm itirazına dayanak gösterilen hükümde esas hakkında verilmiş bir karar bulunmadığı, zamanaşımı süresinin dolmadığı, hakim ortak A.. A.. B..kayı vasıta kılmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve bu kişinin off shore bankasında toplanan paraları grup şirketlerine ucuz kredi olarak aktardığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.234,00 TL’nin 19.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı I.. Bank A.Ş vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile temyiz eden feri müdahil vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporu ve celbedilen hesap ekstrelerinden dava konusu tutarın off shore hesaplarına aktarılmasından sonra 24.11.1999 tarihinde davacı tarafından 75,00 TL’nin çekildiği anlaşılmakta olup mahkemece, bu miktarın off shore hesaplarına aktarılan miktardan düşülmesi gerekirken bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca, Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf bulunan davalı banka aleyhine başvurma harcı ile karar ve ilam harcına hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. A.. vekinin ve mümeyyiz feri müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ.. Bank A.Ş vekilinin ve feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz edenler yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı I.. Bank A.Ş’ye iadesine, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.