YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/441
KARAR NO : 2014/1873
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ : AKSARAY 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/04/2013
NUMARASI : 2013/19-2013/18 D. İş
Aksaray 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2013 tarih ve 2013/19-2013/18 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, her ne kadar senede dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilmiş ise de, ihtiyati hacze konu senedin, İİK’nın 168/1-(3). bendinde düzenlenmiş bulunan kayıtsız şartsız bir para borcunu havi senet niteliğinde olmadığını ve İİK. m. 170/a gereğince kambiyo senedi vasfında bulunmayıp, geçersiz olduğunu, teminat senedi niteliği taşıdığını belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Alacaklı vekili, kullanılan kredinin teminatı olarak ihtiyati haciz konusu senetlerin düzenlenip müvekkiline verildiğini, ihtiyati haczin kambiyo vasfında bulunan bonolara istinaden talep edildiğini, senetlerin kayıtsız şartsız belli bir miktar borcun belirli bir vadede ödeneceğini içerir senetler olduğunu, vadesinde ödenmeyen senetler sebebiyle borçlulara protesto gönderildiğini belirterek itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, belli bir para borcunun kayıtsız şartsız belli bir vadede ödeneceği yazılı olan senede dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararına itirazın yerinde olmadığı, ihtiyati hacze itiraz eden 3. şahsın ihtiyati hacizden dolayı herhangi bir zararının doğduğuna ilişkin hiçbir delilin sunulmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir.
İstem, kambiyo senedine dayalı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle itirazın reddine karar verilmiştir. Ancak, ihtiyati haciz İcra İflas Kanunu’nda düzenlenmiş olup, görev yönünden açık bir düzenleme bulunmayıp, sadece İİK’nın 258. maddesinde genel olarak mahkemeden söz edildiğinden ihtiyati haciz istemlerinde görevli mahkemenin belirlenmesinde HMK’nın göreve ilişkin kurallarına göre sonuca varılacaktır. Talep tarihi itibari ile, HMK’nın 4. maddesindeki istisnalar dışında alacağın miktarına bakılmaksızın asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu düzenlenmiştir. Yine, somut olayda, talep kambiyo senedine dayanmakta olup, niteliği itibariyle TTK’nın 4. maddesine göre mutlak ticari davalardandır. Asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunun kabul edilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, mahkemece, görev yönünden ihtiyati haciz talebinin usulden reddine karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek karar verilmiş olması doğru olmamış, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.