YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/445
KARAR NO : 2014/1840
KARAR TARİHİ : 03.02.2014
MAHKEMESİ : KONYA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/05/2013
NUMARASI : 2013/482-2013/491
Konya 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/05/2013 tarih ve 2013/482-2013/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, henüz kesinleşmemiş olan icra takip dosyasında, 43.500,00 TL bedelli 29/04/2013 keşide tarihli çeke dayalı olarak şimdilik 43.500,00 TL için davalılar hakkıında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bankaca ödeme için ibraz edilen çekteki imza ile banka nezdindeki imza farklı olduğundan çekin işleme alınmadığı, TTK’nın 801. maddesi gereğince muhatap bankanın cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda olmadığı ancak keşidecinin imzasını, çekin sahte veya tahrif edilmiş olup olmadığını araştırma yükümlülüğünde olduğu, aksine davranışın bankanın sorumluluğunu gerektireceği, bankanın bu yükümlülüğüne uygun olarak yaptığı incelemede keşideci imzasının tutmadığını (sahteliğini) tespit ettiği, dolayısıyla bu çekin HMK’nın 209. maddesi gereğince imzanın geçerliliği tespit edilinceye kadar herhangi bir işleme esas alınmayacağı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Talep ihtiyati hacze ilişkin olup, ihtiyati haczin dayanağı olan çekin keşidecisi, lehtarı ve cirantası aleyhine ihtiyati haciz istenmiştir. Uyuşmazlıkta keşidecinin bir imza inkarı söz konusu olmadığından, uyuşmazlığa HMK’nın 209. maddesi hükmü uygulanamaz. Ayrıca çekteki banka yazısı sadece keşideci ile ilgili olup, müracaat borçluları durumunda bulunan lehdar ve ciranta yönünden de, bir imza sahtelik iddiası dahi söz konusu değildir. Bu itibarla, mahkemenin talebi red gerekçesi yerinde bulunmadığından, kararın alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün talep eden alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.