Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4550 E. 2014/12011 K. 24.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4550
KARAR NO : 2014/12011
KARAR TARİHİ : 24.06.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.09.2011 gün ve 2011/182-2011/415 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.10.2013 gün ve 2011/14981-2013/17650 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi …’ın davalı bankada vadeli repo ve mevduat hesaplarının bulunduğunu, işlemlerini banka çalışanı olan uzaktan akrabası Ülke Alıncan aracılığıyla yaptığını, bu şahsın usulsüzlükleri sonucunda davalı aleyhine davalar açıldığını, kararların kesinleştiğini, ilamların icra edildiğini ancak müvekkilinin alacağını geç tahsil etmesi sebebiyle faizi ile karşılanamayan munzam zararlarının bulunduğunu, müvekkilinin murisinin olayda 1/3 oranında kusurlu bulunması sebebiyle talep edilen tazminattan bu oranda indirim yapıldığını ileri sürerek, 50.000 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında vermiş olduğu ıslah dilekçesi ile toplam talebini 129.378,67 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın on yıllık zaman aşımına uğradığını davacının herhangi bir zararının bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin 17/06/2010 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda; dosyada mevcut bilirkişi raporu kapsamında, davalının temerrüde düştüğü tarihten ödemenin gerçekleştiği tarihe kadar geçen süre içerisinde her yıl itibariyle gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve devlet tahvillerine uygulanan faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlarında meydana gelen değişikliklere ilişkin listelere göre değerlendirme yapılarak munzam zarar bedelinin hesaplandığı ve söz konusu raporun dosya ve oluşa uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 129,178,67 TL munzam zarar bedelinin 50.000 TL’lik kısmının dava, tarihinden geri kalan kısmın ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Dava, banka hesap sözleşmesinden kaynaklanan munzam zarar istemine ilişkindir.
Davacının, davalı banka nezdinde hesapları olduğu, anılan hesaplarında davalı personelince usulsüzlükler yapıldığı, davacının açtığı davalar sonucu alacağını tahsil ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Yapılan yargılama sonucunda davacının alacağının geç alması nedeniyle munzam zararının da doğduğu tespit edilmiştir.
Davacı, bozmadan önceki yargılama aşamasında alacak talebini artırarak dava dilekçesini ıslah etmiştir. Davalı, dava dilekçesi ile ıslah dilekçesinin tebliğinden sonra süresinde zamanaşımı def’inde bulunmamış, hükmün tefhim edildiği duruşmadan önce 04.08.2011 tarihli dosyaya sunduğu beyan dilekçesinde ilk defa zamanaşımı def’ini ileri sürmüştür. Anılan dilekçe pulsuz olarak dosyaya sunulduğundan davacı vekiline önceden tebliğ edilmemiştir. Hükmün açıklandığı 15.09.2011 tarihli celse zaptından anlaşılacağı üzere, anılan dilekçenin davacıya tebliği sağlanmamış, zamanaşımı def’ini içeren bu dilekçe taraflara okunmamış, diyecekleri sorulmamıştır. Davalının zamanaşımı def’inden davacı, ilk defa davalının temyiz dilekçesinin tebliği ile haberdar olmuş, temyiz istemine verdiği cevabında da sonradan ileri sürülen zamanaşımı def’ine muvafakat etmediğini, karşı koyduğunu açıklamıştır.
Bu durum karşısında, davalı tarafın ıslah dilekçesine karşı süresinden sonra zamanaşımı def’inde bulunduğu, davacının süresinden sonra yapılan zamanaşımı def’ine karşı koyduğu, davalının zamanaşımı savunmasının dinlenemeyeceği dikkate alınıp, davalının bu yönüyle temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.10.2013 tarih, 2011/14981 Esas, 2013/17650 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.10.2013 tarih, 2011/14981 Esas, 2013/17650 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, bozmadan dolayı iade edilmesine karar verilen 1.922,00 TL temyiz ilam harcının yatırılması gereken 8.812,00 TL temyiz ilam harcından mahsubu ile bakiye kalan 6.890,00 TL temyiz ilam harcının ilk temyizden dolayı temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.