YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4561
KARAR NO : 2014/11727
KARAR TARİHİ : 18.06.2014
MAHKEMESİ : BALIKESİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2012/295-2013/375
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2012/295-2013/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin krom kalıplarla banyo malzemesi ürettiğini, bu amaçla faydalı model ve endüstriyel tasarım tescil belgelerinin bulunduğunu, davalıların ise müvekkiline ait ürünlerin taklidini üreterek sattığını, bu konuda sulh hukuk mahkemesi nezdinde tespit yaptırdıklarını ileri sürerek, davalıların müvekkiline ait endüstriyel tasarım ve faydalı model haklarına tecavüzlerinin önlenmesine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizce verilen 09.03.2012 ve 05.12.2012 tarihli bozma ilamlarına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, de; talimat yolu ile yapılan keşifte davalı şirketin işyerinde krom kalıplara rastlanılmadığı, bu nedenle Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda karşılaştırma yapılamadığı, bilirkişi raporu kapsamında yazılı olduğu üzere, davacının faydalı modeli ile aynı amaçlı kalıpların bilindiği, yapılanın geliştirme, kalıp malzemesinin değiştirilmesinden ibaret olduğu, bu itibarla her ne kadar karşılaştırma yapılamamış olsa dahi, davalının işyerinde krom kalıplar bulunsa dahi, davaya konu olan faydalı modelin Sınai Mülkiyet Hukuku ile korunabilecek türden bir belge olmadığı, birleşen dosyada aynı konuya ilişkin olarak Ş.. Y.. aleyhine açılan davada incelenen kayıtlara göre, Ç. Lmt Şti’nin 2006 yılından itibaren 5 yıl için şirket müdürü olarak seçilen ortağının dava dışı İsmail Yıldırır olması nedeniyle davanın husumetten reddinin gerektiği gerekçesiyle, davalı Ş.. Y.. hakkında açılan davanın husumet yokluğundan, diğer davalı hakkında açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1 – Asıl ve birleşen davalar, davacıya ait faydalı model ve endüstriyel tasarım tescil belgelerine tecavüz nedeniyle tecavüzün önlenmesi ve maddi sonuçların ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddi yönünde hüküm kurulmuştur. Ancak davacı tarafa ait olan faydalı model belgelerinin TPE nezdinde davacı adına tescilli olduğu, bu haliyle 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin sağlamış olduğu korumadan yararlanmakta olduğu, davacı adına tescilli olan faydalı model belgelerinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin bir dava olmadığı göz önüne alınmaksızın, bu yöndeki hatalı tespit ve değerlendirme ile davaya konu faydalı modelin sınai mülkiyet hakkı ile korunabilecek türden bir belge olmadığı gerekçesiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2 – Öte yandan, dosya kapsamı itibariyle arama ve el koyma tutanağı ile el konulan ve davaya konu edilen kalıpların ceza yargılaması sonrasında davalı tarafa iade edildiği, bu haliyle asıl ve birleşen davalara konu olan ve davalılar tarafından üretilip satıldığı iddia olunan kalıpların orijinallerini inceleme imkanı bulunmaksızın karar tesis edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davalılara usulüne uygun şekilde ihtarname gönderilerek, ihtarnamede kendileri tarafından üretilip satışa arzedildiği ileri sürülen ürün örneklerini mahkemeye sunması için süre verilerek, adı geçen ürünlerin sunulmaması halinde dava dosyası içinde yer alan tespit raporundaki renkli fotoğraflar incelenmek suretiyle sonuca gidileceği husususun belirtilmesi, değinilen delil tespiti raporundaki izlenimler ve görseller incelenerek, bu yöndeki taraflar arasındaki diğer davalar da göz önünde bulundurulmak suretiyle, oluşacak kanaate göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması da doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3 – Asıl dava dosyası ile birleşen, davalı gerçek kişi Ş. Y. hakkında açılan davada verilen hükme yönelik olarak verilen bozma ilamında belirtildiği üzere, arama ve el koyma tarihi itibariyle adı geçenin tacir olduğu, davalı şirketin ise arama ve el koyma kararından yaklaşık altı ay sonra kurulduğu dikkate alınmaksızın, davalı Şeref’in diğer davalı şirketin müdürü olmadığından söz edilerek, hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.