YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4577
KARAR NO : 2014/10290
KARAR TARİHİ : 02.06.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ….Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.05.2011 tarih ve 2007/674-2011/311 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin %44 hissedarı olduğu davalı şirketin, dava dışı … İnş. A.Ş’ye ait Alanya’daki otel yapım işini üstlendiğini, inşaat işinin, inşaat mühendisi olan müvekkilinin himayesinde tamamlandığını, 6 nolu hakedişin her iki tarafça imzalandığını, 7 nolu hakedişin ise iş veren firma tarafından imzalanmadığını, bu hakedişlere ilişkin faturalar yüklenici şirket tarafından kesilmediğini, ortak olduğu davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ile yüklenici firmanın hakim ortaklarının Mehmet … ve Ahmet … olduğunu, 7 nolu hakedişte belirtilen işler tamamlandıktan sonra, otel inşaatında çalışan 100’e yakın işçinin istifa ettirilerek … İnşaat A.Ş. bünyesinde çalıştırılmaya başlandığını, bunun yöneticilere yüklenen özen gösterme, rekabet yasağı ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturduğunu, davalı şirkete ait bir kısım malzemelerin … İnşaata bedelsiz ve kira alınmadan kullandırıldığını, davalı şirketin ticari kayıtlarına gider olarak işlenen ürünlerin yüklenilen işlerde kullanılmadığını, stokta da başkaca işlere sarf edilmiş olarak görülmediğini, 10.09.2007 tarihli genel kurulda da 2006 yılı bilanço kâr/zarar hesabı görüşüldüğünü, davalı şirketin 10.09.2007 tarihli genel kurulunun 3 numaralı “2006 yılı bilanço, kâr/zarar hesaplarının ayrı ayrı onaylanarak oy çokluğu ile kabul ve tasdik edilmesi” kararının kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının mali haklarına zarar verdiğini ileri sürerek, anılan genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili, 10.09.2007 tarihinde görüşülen ve müvekkili tarafından kabul edilmeyen, gerçek olmayan, müvekkilinin mali haklarını ortadan kaldıran bilançonun tahkiki için özel denetçi atanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava açma hak ve yetkisine sahip olmadığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu ortaklık bilançosunun ve kar zarar hesabının gerçeği yansıtmadığından yasaya, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, TTK’nın 348/2. maddesi hükmüne göre azınlık pay sahipleri tarafından özel denetçi tayinine ilişkin sebeplerin varlığının kesin biçimde kanıtlanması şart olmayıp, öne sürülen vakaları az çok doğrulayan delil ve emarelerin yeterli olduğu gerekçesiyle, asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.