Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/460 E. 2014/8594 K. 06.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/460
KARAR NO : 2014/8594
KARAR TARİHİ : 06.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 19. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2012 tarih ve 2011/222-2012/238 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…Aracılık Hizmetleri …” unvanlı şahıs şirketinin sahibi olduğunu, davalı ile müvekkili arasında 20.06.2002 tarihinde sigorta acentelik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyle müvekkilinin …Aracılık Hizmetleri unvanı ile çalışmaya başladığını, müvekkilinin bu şahıs şirketini 2003 Kasım ayında kapattığını, akabinde ise “…Grup Sigorta Aracı Hizmetleri Ltd. Şti”’yi kurduğunu, davalıya diğer şirketin kapandığını ve 2003 Aralık ayından itibaren acentelik işlerini yeni kurduğu şirket üzerinden yapılacağının bildirildiğini, bunun üzerine bildirimin yapıldığı tarihten itibaren tüm işlemlerin yeni kurulan şirket üzerinden devam ettiğini, ancak davalının 01.06.2009 tarihi itibariyle eski şirketin ismi üzerinden işlemlere devam ettiğini, müvekkilinin bu durumu davalıya bildirdiğini, bunun üzerine davalının daha önce şahıs adına olan acentelik sözleşmesini şirket adına devralması için yeni kurulan limited şirkete gönderdiğini ve şirket tarafından imzalanarak davalıya gönderildiğini, davalının bu kere müvekkilinin kapattığı şahıs şirketine ilişkin borç protokolü imzalanması gerektiğini, aksi halde acentelik sözleşmesinin iptal edileceğini bildirdiğini, bunun üzerine 23.11.2009 tarihinde müvekkilinin protokolü imzalandığını ve protokolde yazılı borca karşılık davalının vadeli senetler aldığını, davalının protokolün imzalanmasının ardından 18.03.2010 tarihinde tüm borç ve faizleri yeni bir borç protokolüne bağlandığını ve aynı borcun yeni kurulan limited şirket adına ödenmesini kabul ettiklerini, ancak davalının buna rağmen müvekkilinden aldığı ilk protokole ilişkin senetleri iade etmediğini, ikinci protokolle ilk protokolün geçersiz hale geldiğini ileri sürerek, 23.11.2009 tarihinde imzalanan protokol gereğince davalı yana verilen; 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 30.12.2009 ödeme tarihli 35.000,00 TL bedelli, 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 30.12.2009 ödeme tarihli 10.306,00 USD bedelli, 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 28.01.2010 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli, 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 25.02.2010 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli, 23.11.2009 düzenlenme tarihli, 30.03.2010 ödeme tarihli 50.000,00 TL bedelli, aynı düzenlenme tarihli, 29.04.2010 ödeme tarihli, 90.000,00 TL bedelli, aynı düzenlenme tarihli, 28.05.2010 ödeme tarihli, 48.250,00 TL bedelli senetlerin bedelsiz kaldığından iptaline, senetlerin davalıdan istirdatına, bu senetler haksız olarak icra takibine konu edileceğinden bu senetlerin icra takibine konu edilmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın haksız olduğunu, protokol hükümleri gereği müvekkili lehine ipotek verilmesi gerekip, söz konusu ipotek kurulmadığından protokolün geçersiz hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; iki ayrı protokolle aynı borç için dava dışı şirketin ve davacının borçlusu olduğu bonoların davalı şirkete verildiği, ikinci protokol gereği verilen bonolarda davacının kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, davalı şirketin ilk olarak davacının sahibi olduğu şahıs şirketi ile acentelik sözleşmesi imzaladığı, daha sonra bu şirketin kapanışının bildirilmesi üzerine davacının kurmuş olduğu …Grup Sigorta Aracı Hizmetler Ltd. Şti. üzerinden işlemlere devam ettiği ve bu şirket ile borç protokolü imzaladığı ve bu şirketle işlemlere devam ederek borcun şirkete nakledilmesini, zımnen de kabul ettiği, böylelikle ilk protokol ile davacının vermiş olduğu davaya konu bonoların bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davaya ve … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2010/11715 esas sayılı takibine konu 28.01.2010 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli bono ile davaya ve Ümraniye 3. İcra Müdürlüğü’nün 2010/10048 esas sayılı takibine konu 30.03.2010 vadeli 50.000,00 TL bedelli, 29.04.2010 vadeli 90.000,00 TL bedelli, 30.12.2009 vadeli 35.000,00 TL bedelli, 25.02.2010 vadeli 50.000,00 TL bedelli, 30.12.2009 vadeli 10.306,00 USD bedelli bonolar ile davaya ve … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/13079 esas sayılı takibine konu 28.05.2010 vadeli 48.302,00 TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, bonoların iptali ile davalıdan istirdatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının 18.03.2010 tarihli protokolle aldığı senetlerden birini takibe koymuş olmasına rağmen bu protokolün yürürlüğe girmediğini savunmasının TMK’nın 2. maddesine aykırı bulunmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18.094,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.