YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/465
KARAR NO : 2014/2183
KARAR TARİHİ : 10.02.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2013
NUMARASI : 2013/78-2013/78 D.İŞ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/02/2013 tarih ve 2013/78-2013/78 D.İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacaklı tarafın, borçluların bilerek ve kasten icra dosyasında tebligatları almadıklarını belirterek mahkemeyi yanılttığını, oysa takibin açıldığı tarihin üzerinden 1 yıl geçmesine karşın alacaklı tarafından müvekkiline çıkartılan bir tebligatın olmadığını, alacaklı tarafın kasten ve kötüniyetle müvekkiline tebligatı çıkartmayarak müvekkilini tebligatı almaktan kaçınan kişi olarak göstermek istediğini, ayrıca senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzaya itiraz ile ilgili dava açacaklarını ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, cevap vermemiştir.
Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, iddia ve dosya kapsamına göre, icra takibi 09/01/2012 tarihinde başlatıldığı halde bugüne kadar icra dosyasında borçluya tebligat gönderilmediği, dosyada hiçbir işlem yapılmadığından ve takip tarihine göre 1 yıllık süre geçmiş olduğundan icra dosyasının işlemden kaldırılması gerektiği, icra takip tarihi 09/01/2012 olup ihtiyati haciz talep edilen 11/02/2013 tarih itibari ile 1 yıllık işlem süresi geçmiş olduğundan ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takip dosyası bulunmadığı halde icra dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İİK’nın 257/1. maddesi gereğince rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Mahkemece borçlu aleyhine takip yapıldığı ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edilmediği, takip dosyasında hiçbir işlem yapılmadığı ve icra takip tarihi ile ihtiyati haciz talep tarihi arasında bir yıllık işlem süresinin geçtiğinden bahisle ihtiyati haciz talep tarihinde yasal icra takibi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, anılan kanun hükmü uyarınca vadesi gelmiş para borcundan dolayı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borcun muaccel hale gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması gerekli ve yeterlidir. Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinin de ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle kesinleşmediğinin anlaşılmasına göre İİK’nın 257/1. maddesinde belirtilen şartların oluştuğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.