YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4680
KARAR NO : 2014/9920
KARAR TARİHİ : 28.05.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 40. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2013/179-2014/27
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/01/2014 tarih ve 2013/179-2014/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y.. A.Ş’ye 29.11.1999 tarihinde 483.000 TL tutarlı paranın mevduat hesabına yatırıldığını, bankaya TMSF tarafından el konulmasından sonra yatırılan paranın müvekkiline iade edilmediğini,muhatapları bankayı en son devralanın davalı I..Bank’ın müvekkilinin hesabından sorumlu olduğunu ileri sürerek, dava konusu paranın hesap açma tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; husumet itirazı, kesin hüküm itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,2/12/1999 tarih ve 23914 sayılı mükerrer resmi gazetede yayınlanan bakanlar kurulu kararı gereğince Y..A.Ş’nin TMSF’ye devredildiği, davalı bankanın devraldığı Y..A.Ş’nin zarardan külli halefi olarak sorumlu olduğu, davalının paranın davacıya ödendiğine ilişkin belge ibraz etmediği, ödeme iddiasında da bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 483.000,00 TL’nin 29/11/1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve fer’i müdahil vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı banka ve fer’i müdahil TMSF’nin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik eden Y. A.Ş’nin 22.12.1999 tarihinde TMSF’ye devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise S. A.Ş. ile devren birleştirildiği, yine TMSF ile O.. A.Ş. (sonraki unvanı . Bank) arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarından TMSF’nin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen Y.. A.Ş’nin işlemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Ayrıca; davacı, iradesinin sakatlanarak parasının off shore bankasına gönderildiğini iddia etmek suretiyle davalının haksız fiiline dayandığına göre, paranın yatırıldığı tarihten itibaren işin ticari niteliği de dikkate alındığında avans oranı üzerinden temerrüt faizi isteyebilir. Davacı ile davalı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığından davacının yatırdığı paranın avans faiziyle birlikte tahsiline karar vermek gerekirken, akdi faiz uygulanmak suretiyle oluşan bakiye üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı I.Bank ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.