YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4738
KARAR NO : 2014/19429
KARAR TARİHİ : 10.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2013
NUMARASI : 2012/309-2013/313
..
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/11/2013 tarih ve 2012/309-2013/313 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin iş yerinde 17.5.2012 tarihinde hırsızlık olduğunu, bu hırsızlık olayında 22 yaprak müşteri çeki ve üç koçan boş çek yaprağı çalındığını, meydana gelen hırsızlık olayı nedeniyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/18583 soruşturma numaralı evrakında tahkikatın devam ettiğini, hırsızlık esnasında keşidecisi A.. Ç..olan 12.500 TL bedelli müşteri çekinin de çalındığını, çalınan bu çekin keşidecisi tarafından Mustafa Yıldız’a verilmiş olup müvekkili şirketin bu çeki M..Y..’dan alacağına karşılık olarak aldığını, hırsızlık olayından sonra, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012/318 Esas sayılı dosyasında zayi nedeniyle çek iptali davası açtıklarını, açılan davada ödemeden men yasağı koyduklarını, davalı bu çeki bankaya ibraz ettiğinde tedbir kararı nedeniyle ödeme yapılmadığını, davalı tarafından bu çekin İstanbul 12. İcra Dairesi’nin 2012-20180 Esas sayılı dosyada icraya konulduğunu, davalı ile ciranta M.. Y.. arasında ticari ilişki bulunmadığını, davalının çeki ciro ile ..Tekstil Konf. Tic. Ltd Şti. isimli firmadan almış gözüktüğünü ancak bu firmanın da davalı aleyhine İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2012/89 Esas sayılı dosyasında imza inkarını içeren takibin iptali davası açtığını, davalının çeki kötü niyetle icraya koyduğunu, davalı ve diğer cirantalar aleyhine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayetçi olduklarını ileri sürerek, icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin dava konusu çekte M.. Y..’dan sonraki haklı hamil olduğunun tespitine ve çekin davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu çeki adi alacağına karşılık olmak üzere . Tekstil Konf. Tic. Ltd. Şti’den aldığını, çekin müvekkili tarafından kullanılarak üçüncü şahıslara ciro edilerek verildiğini, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012-318 esas sayılı dosyasında verilen ödemeden men kararı kapsamında banka tarafından ödenmediğini, çek bedelini kendisinden sonraki cirantaya ödeyerek çeki geri aldığını, keşideci ile yapılan görüşmelere rağmen çek ödenmediğinden icra takibine başladıklarını, çekin gerçekte çalınmadığını, davacının çalınmış gibi göstererek çeki ödemekten kaçındığını, davacının M.. Y..la olan ilişkisine dair faturaları mahkeme dosyasına ibraz etmesi gerektiğini, davacının bir şirket olması nedeniyle çeki ticari defterlerine kayıt etmesi gerektiğini, davacının ticari defterleri incelendiğinde herhangi bir alacağı olmadığının anlaşılacağını, davacının çekin arkasında kaşe ve imzasının olmamasının davasında haksız olduğunu kanıtladığını, müvekkili iyi niyetli hamil olduğundan çeke dair icra takibi başlatabileceğini,.. Tekstil Konfeksiyon Ltd. Şti’nin haksız olarak İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi’nde imzasını inkar ettiğini, çekin . Tekstil Konf. Ltd. Şti. tarafından adi borcuna karşılık olarak ciro edilerek müvekkiline verildiğini, imzalarını inkar etmelerinin söz konusu kurmacanın içinde yer aldıklarını gösterdiğini, çekin iş yerinden çalındığı kabul edilse dahi müvekkilinin iyi niyetli hamil bulunması sebebiyle hakkının korunması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 17.05.2012 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayı neticesinde dava dışı Abdülbaki Akçiçek’in keşideci olduğu çek ile birlikte çok sayıda çekin çalındığına ilişkin davacı şirket yetkililerinin olayın akabinde hemen durumu Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirerek şikayetçi oldukları, yaşanan soygun olayı nedeniyle soruşturmanın halen devam ettiği, davaya konu çek ile ilgili de Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2012-218 Esas sayılı dosyası ile çek zayi davası açıp ödeme yasağı konulduğu, banka tarafından verilen ibraz şerhinde de mahkemenin ödeme yasağı kararının yazılı bulunduğu, çek iptali davasının 28.05.2012 tarihinde açılıp çekin ibraz tarihinin ise 05.07.2012 tarihi olduğu, gerek davalının bu süre içersinde banka ile temas kurmaması, gerekse kendisinden evvelki cirantanın çek arkasındaki imzayı inkar ederek icra hukuk mahkemesine başvurmuş ve yapılan imza incelemesi neticesi çek arkasındaki ciro imzasının cirantaya ait olmaması ve dinlenen tüm tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davacının davaya konu çekin yetkili hamili olduğu, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği, davacının çekin haklı hamili olduğuna dair yeterli delil gösterdiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çek isdirdatı talebine ilişkin olup, çek istirdatı davalarında davacının meşru hamil olduğunu ve davalının çeki devralırken kötüniyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispatlaması gerekir. Her ne kadar mahkemece yazılı gerekçe ile karar verilmiş ise de; çekteki ciranta M.. Y.. davacı ile bir ticari ilişkisi olmadığı halde keşidecisinden aldığı dava konusu çeki nakte çevirmek amacıyla davacıya verdiğini beyan etmiş, davacı da çeki bu şahıstan aldığını ve çaldırdığını iddia etmiş; ancak aralarındaki ticari ilişki nedeni ile çeki M..Y..dan aldığını ispat edememiştir. Dava konusu çeki davacıya ciro ettiğini beyan eden M.. Y..ın çeki davacıya veriş nedenine ilişkin beyanı, aralarında ticari ilişki olmaması da nazara alındığında davacının meşru hamil olduğunu ispata yeterli değildir. Bu bakımdan mahkemece, davacının meşru hamil olduğunu ispat edememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ciranta M.. Y..ın beyanına itibar edilerek davacının meşru hamil olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.