Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/4814 E. 2015/3384 K. 12.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4814
KARAR NO : 2015/3384
KARAR TARİHİ : 12.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Kayseri (Kapatılan) 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2013/199-2014/9 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24/02/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi… tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılından itibaren … Üniversitesi’nde uzman olarak çalıştığını, 20/12/2006 tarih ve 2006.025.370 sayı ile rektör … tarafından davalı şirkette yarı zamanlı olarak çalışma izni ile görevlendirildiğini, daha sonra yönetim kurulu tarafından genel müdürlüğe getirildiğini ve başarılı çalışmalarından dolayı 28/06/2008 tarihinde beş yıllık sözleşme yapıldığını, 28/06/2011 tarihinde sözleşmenin bitmesine iki yıl süre var iken üniversitenin şimdiki rektörü ve davalı şirketin yönetim kurulu başkanı… müvekkilinin davalı şirket ile olan sözleşmesini 30/06/2016 tarihine kadar uzattığını, daha sonra rektör yardımcısının değiştirildiğini ve … göreve gelerek müvekkilinden sözleşmeyi tek taraflı olarak iptal etmesini istediğini, müvekkilinin kabul etmediğini, … Üniversitesi’nin 19/10/2012 tarih ve 013243 sayılı yönetim kurulu kararı ile sebep gösterilmeksizin müvekkilinin davalı şirketteki görevine son verildiğini ve sözleşmesinin 14/11/2012 tarihli noter ihtarnamesi ile tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin davalı şirkette görevli olduğu sürece tüm işlemlerini kanunlara uygun ve yönetim kurulu kararları doğrultusunda yaptığını, fuzuli bir harcamada bulunmadığını, defterlerin muntazam tutulduğunu, buna rağmen müvekkilinin 16/05/2013 tarihli davalı şirket olağan genel kurul toplantısında ibra edilmediğini ileri sürerek, davalı şirketin 16/05/2013 tarihli olagan genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 no’lu kararların yok hükmünde olduğunun tespitini, aksi halde müvekkilinin hükmen ibra edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacının hizmet sözleşmesi ile davalı şirket nezdinde çalıştığı, şirkette pay sahibi veya yönetim kurulu üyesi bulunmadığı, dolayısıyla TTK’nın 446. maddesinde belirtilen iptal davası açabilecek kişilerden olmadığı, bu nedenle davayı açmakta aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davalı şirketin 16.05.2013 tarihli olağan genel kurul toplantısında anılan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davacının davalı şirkette pay sahibi veya yönetim kurulu üyesi bulunmadığı, dolayısıyla TTK’nın 446. maddesinde iptal davası açabileceği belirtilen kişilerden olmadığı, bu nedenle de aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa somut uyuşmazlıkta davacı tarafça, dava konusu 16.05.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 ve 4 numaralı kararların yok hükmünde olduğunun tespiti istenmiş olup, mutlak bir hükümsüzlük nedeni olarak yokluğun, buna dayanmakta hukuki yararı bulunan herkes tarafından ve bir süre ile sınırlı olmaksızın ileri sürülebileceği ve mahkemeye sunulan olaylardan anlaşılmak koşulu ile hakim tarafından da kendiliğinden göz önünde tutulacağı tabiidir.
Bu durum karşısında mahkemece, yokluğun tespiti istemi yönünden davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.