YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4816
KARAR NO : 2015/2981
KARAR TARİHİ : 05.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/09/2013 tarih ve 2012/198-2013/359 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili, TMSF vekili ve … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. …, davalı … ve TMSF vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tasarruflarını değerlendirmek için …. … Şubesi’ne gittiğini ve hesap açtırmak istediğini söylediğini, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile kağıt üzerinde parasını off-shore bankasına gönderdiğini, bunu da bankaya el konulmasından sonra öğrenildiğini, bankaca hesabın açıldığı söylenerek gecikmeli de olsa hesap cüzdanı verildiğini, bilahare bankanın fona devredildiğini öğrendiğini, bankaya giden müvekkiline paranın off-shore bankasındaymış gibi işlem gördüğünü ve devlet garantisi altında olmadıklarını söylediklerini, diğer taraftan banka yöneticileri hakkında … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/102 E. sayılı dosyası ile bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçu nedeniyle açılan kamu davası sonucu mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek 30.000 TL’nin 15/10/1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %86 faizi ile bu tarihten itibaren ise avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olduğunu, davacının müvekkilinde herhangi bir hak ve alacağının mevcut olmadığını, davacının kendi özgür iradesi ile parasını tamamıyla farklı bir tüzel kişilik olan …’ne yatırdığını, kabul anlamına gelmemek üzere davacının müterafik kusurunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Fer’i müdahil vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İhbar olunan vekili de davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 30.000 TL’nin 15/10/1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı … vekili, TMSF vekili ve … vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-İhbar olunan … vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden …, talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır. Ayrıca, ihbar olunanın dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nın 434’ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Bu itibarla, ihbar olunan … vekilinin hukuki yararı bulunmadığından ve yukarıda belirtilen işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan … vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalı … ve fer’i müdahil TMSF’den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …’ye iadesine, 05/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.