YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/483
KARAR NO : 2014/3134
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/04/2013
NUMARASI : 2013/204-2013/207 D. İŞ
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.04.2013 tarih ve 2013/204-2013/207 D. İş sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkili banka tarafından talep dışı şirket lehine, karşı tarafın müşterek borçlu ve müteselsil kefaletiyle krediler kullandırılmış olduğunu, hesabın kat edildiğini ancak borcun ödenmediğini ileri sürerek, Metin ve F.. A.. yönünden alacaklarının tamamı olan 453.504,29 TL için, G.. T.. yönünden 270.000,00 TL’lik kısmı için borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, çekin depo bedeli (17.765,00 TL) alacağı için talep edilen ihtiyati haciz isteminin 2004 sayılı İİK’nın 257/1. maddesi gereğince, talep yargılamayı gerektirdiğinden, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin bu istem yönünden reddine, ihtiyati haciz istemi alacağın rehinle temin edilmemiş olması, vadesinin gelmiş olması ve mevcut kanıtlara göre kanuna uygun görülmüş olmakla; yukarıda açık kimliği yazılı alacaklının borçlulardan alacak miktarı olan (435.739,29 TL)’nin alınmasının temini için (G.. T.. borcun 270.000,00 TL’sinden sorumlu olmak üzere) İİK’nın 257/1. maddesine göre borçlulardan yukarıda belirtilen mal, hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İcra İflas Kanunu’nun koyduğu sınırlar içinde ihtiyati haczine karar verilmiştir.
Borçlu G.. T.. ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş, mahkemece muterizin genel kredi sözleşmesinde kefil olduğu ve kefaletine ilişkin olarak da ipotek tesis edildiği mahkemece verilen ve iptali talep edilen ihtiyati haciz kararına da muterizin 270.000,00 TL miktarı ile sorumlu olmak üzere ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği, bu miktarın dosya kapsamı ve sunulan dilekçelerden de anlaşıldığı şekilde ipotekle teminat altına alınmış olduğundan muterizin itirazının kabulüne, muteriz G.. T.. yönünden mahkememizin 26/04/2013 tarihli 2013/204, 2013/207 D.İş karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Gayri nakit kredi borcunun depo edilmesi yönündeki ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 26/04/2013 ve borçlu G.. T.. hakkındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin 19/06/2013 tarihli kararları ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
1-Gayri nakit kredi borcunun depo edilmesi yönündeki ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 26/04/2013 tarihli kararın temyiz incelemesinde, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 13. maddesine göre, banka çek garanti bedellerinin depo edilmesini talep edebileceğinden çekin depo bedeli (17.765,00 TL) için talep edilen ihtiyati haciz isteminin yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın ihtiyati haciz isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Borçlu G.. T.. hakkındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin 19/06/2013 tarihli kararın temyiz incelemesine gelince, İİK’nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. Ancak, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki takip hükümleri saklıdır. Aynı Yasa’nın 257. maddesi uyarınca da ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli koşullardan biri de alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Bahse konu yasal düzenlemeler, borçluya yöneliktir. Kefillerin sorumluluğu ise, 6098 sayılı BK’nın 586/1. (818 sayılı BK’nın 487/1.) maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir. Ancak kefilin kefalet borcunun teminatı olarak rehin verilmişse İİK’nın 45. maddesi uyarınca kefil hakkında ihtiyati haciz istenemez.
Somut olayda, aleyhine ihtiyati haciz istenilen borçlu-kefil G.. T..’a hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilerek temerrüde düşürüldüğüne, ipoteğin kefilin kefalet borcunu temin etmemesine ve bu nedenle İİK’nın 257. maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, borçlu G.. T.. hakkındaki ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan sebeplerle, ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, 26.04.2013 tarihli, depo bedeli için ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararın ve 19.06.2013 tarihli, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair kararın ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ihtiyati haciz isteyene iadesine, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.