Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/494 E. 2014/16558 K. 31.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/494
KARAR NO : 2014/16558
KARAR TARİHİ : 31.10.2014

MAHKEMESİ : İZMİR(KAPATILAN) 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2013
NUMARASI : 2012/138-2013/123

Taraflar arasında görülen davada İzmir(Kapatılan) 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/05/2013 tarih ve 2012/138-2013/123 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı vekili birleşen davada ise taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin vefat eden A..’nun eşi ve çocukları olduklarını, davalı ile murislerinin A. Kolektif Şirketi ve A. Orman Ür. San. Tic. Ltd. Şti. Ortakları ve aynı zamanda üç adet taşınmazın yarı yarıya oranda müştereken maliki olduklarını, A. A.’nun vefatı ile davalının şirketlere ilişkin bütün işlemleri tek başına gerçekleştirdiği ve elde edilen kardan müvekkillerine herhangi bir ödeme yapmadığını, 2007 yılı sonunda davalının ortaklığı bitirmek istediğini bildirerek hazırladığı protokolde şirket hisseleri ile taşınmazların devirlerinin yapıldığını, davalının şirketlerin değerlerini kendisine göre tespit ettiği ve buna göre müvekkillerine 183.000,00 TL ödendiğini, müvekkillerinin daha sonra şirketin hukuka aykırı olarak davalıya borçlu gösterildiğini, müvekkillerine bırakılan taşınmazlar ile davalı bünyesinde kalan taşınmaz arasında 1.000.000,00 TL’ye yakın farkın olduğunu, davalıya devredilen şirketin mali yapısının belirtilenden çok daha iyi olduğunu tespit ettiklerini, müvekkillerinin büyük bir zarara uğradığını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 150.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini, birleşen davada ise fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, bu nedenlerle müvekkillerinin davalı ile yapmış oldukları protokol nedeni ile uğradıkları zarardan dolayı önceki davada saklı tutulan 1.000.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline, söz konusu alacağa faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, muris A. A.’nun vefatının ardından davacıların işlerin idaresinin müvekkili tarafından sürdürülmesini talep ettiklerini, 2003 yılından itibaren vergi mükellefi ve tacir olduklarını, geçim ve masraflarının ortaklıktan karşılandığını, ortaklıktan ayrılma isteğinin davacılardan geldiğini, bunun üzerine her iki şirketinde müştemilatıyla yerinde kalmak kaydıyla paylaşıp hisse devrinin yapılmasına karar verildiğini, her iki tarafın da muhasebe işlerini gören müşavirlik şirketi tarafından şirketlerin değerlerinin tespit edildiğini, tarafların karşılıklı isteklerine uygun, adil olarak paylaştırma yapıldığını, davacıların bilgi alma konusunda hiçbir şekilde engellenmediğini, davacıların müvekkilinden kaynaklanan bir zararının bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 31/12/2007 tarihli protokol gereğince, yapılan paylaştırma sonucunda, A.Orman Ür. Ltd. Şti’nin finansal durumu konusunda davacıların yanıltıldığı ve adil bir paylaşımın olmadığı, ivazlar arasında orantısızlık bulunduğu, böylece davacıların davalı tarafından zarara uğratıldığı ve meydana gelen zararın da bilirkişi raporunda hesaplandığı şekilde; A. Orman Ür. Ltd Şti.’nin %47,5 oranında hisseleri için tespit edilen 918.577,03 TL tutarındaki reel değer ile protokol uyarınca davacılara ödenmiş olan 183.000,00 TL ve davacılara devredilen %50 oranında A. Kollektif Şti. hisselerinin değeri 85.041,68 TL’nin toplamı olan (183.000,00+ 85.041,68=)268.041,68 TL arasındaki farkı teşkil eden (918.577,03-268.041,68=) 650.535,35 TL den ibaret olması nedeni ile asıl davanın kabulü ile; 150.000,00 TL’nin davalıdan alınıp davacılara verilmesine, ile birleşen dava dosyası yönünden, davanın kısmen kabulü ile; 500.535,35 TL’nin dava tarihi olan 29/07/2010 gününden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacılara verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı vekili, birleşen davada ise taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava, taraflar arasında düzenlenen 31.12.2007 tarihli protokol nedeni ile taraflara verilen şirket hisselerinin değerleri arasında oransızlık bulunduğu ve bu nedenle davacıların zarara uğradıkları gerekçesi ile uğranılan zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde edimler arası oransızlık bulunduğunu, yani protokolün yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK’nın 21. maddesi gereği işlemin gabin sebebiyle sakat olduğunu iddia etmektedir. Gabinden söz edilebilmesi için , objektif unsur olan edimler arası açık oransızlık yanında; bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde iki subjektif unsurun dahi gerçekleşmesi gerekmektedir. Mahkemece, gabinin objektif unsuru olan edimler arası aşırı oransızlıktan hareketle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yukarıda açıklandığı şekilde gabinin subjektif unsurları bakımından herhangi bir değerlendirme yapılmaması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.