YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5020
KARAR NO : 2014/16070
KARAR TARİHİ : 21.10.2014
MAHKEMESİ : … 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2013 tarih ve 2012/3-2013/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davaya konu “…” isimli kitabın, müvekkili şirketin kurucusu da olan … tarafından yazıldığını ve kitabın dünya ve Türkiye çapındaki her türlü telif haklarının müvekkiline devredildiğini, kitabın gerçek yazarının kardeşi olan davalılardan …’nın müvekkilinin eski bir çalışanı ve yöneticisi olup kitabın Türkiye’deki basım ve dağıtımı ile ilgili tüm süreci müvekkili adına takip eden, müvekkili adına yayıncılarla sözleşme imzalayan ve kitabı Türkiye’de tanıtan kişi olduğunu, davalıya bu kapsamda müvekkili adına telif ve lisans sözleşmelerini imzalamak üzere yetki verildiğini, davalının görevi suistimali nedeniyle müvekkili şirketteki işine son verildiğini ve tüm yetkilerinin elinden alındığını, görevine son verilen davalı …’nın, dava konusu kitabı Türkiye’de müvekkilinden izinsiz olarak ve kendi adına diğer davalı ile birlikte basarak satışa sunduğunu ileri sürerek, davalıların davaya konu eylemlerinin müvekkil aleyhine telif haklarına tecavüz ve haksız rekabet yaratttığının tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinden …’nın şikayet konusu “…” adlı eserin sahibi ve yazarı olduğunu, eserin müvekkilinin hayat hiyayesini konu edinen otobiyografik bir eser olduğunu, eser sahibi müvekkili ile diğer müvekkili … Yayıncılık ve Halkla İlişkiler Firması arasında yazılı ve geçerli bir neşir sözleşmesi bulunduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davaya konu olan kitabın 2002 yılında yazıldığı, … yazar ismiyle dünyanın bir çok ülkesinde ve Türkiye’de basıldığı, kitabın yazarının ve dolayısıyla eser sahibinin davalı … olduğu sonucuna varıldığı, davacı yanın basım, yayın, dağıtım benzeri mali haklara ilişkin fiilleri gerçekleştirebilmesi için eser sahibinden FSEK 52. madde kapsamında mali hakları devir alındığına dair yazılı sözleşme ve benzeri belge sunması gerektiği, davacı yanın bu konuda sunduğu hiç bir belge bulunmadığı, sunulan orijinal kitapta da her ne kadar,… (…) ibaresi ve logosu mevcut ve bu ibare davacı şirketi işaret etmekte ise de, davalı …’nın şirketi devrettikten ve …’nın şirkette yetkili olduktan sonra mali hakların sahibi olduğuna dair düzenlenmiş belge ya da önceden devralınan mali hakların dava tarihi itibarıyle de devam ettiğine dair sözleşme veya belge sunulmamış olduğu, davacının hak sahipliği konusundaki iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu “…” isimli kitapta eser sahibi olarak geçen …’nın esasen dava dışı …’nın müstear adı olduğunun kanıtlanamamış olmasına, 5846 sayılı FSEK 11. maddede düzenlenen karinenin aksinin de ispatlanamamış bulunmasına ve uyuşmazlığın hakimin hukuki bilgisiyle çözümünün mümkün bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.