YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5056
KARAR NO : 2014/12948
KARAR TARİHİ : 07.07.2014
MAHKEMESİ : KADİRLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2011/204-2013/470
Taraflar arasında görülen davada Kadirli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2011/204-2013/470 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Kadirli Şubesindeki hesabına 35.000,00 TL yatırdığını, yurtdışından döndüğünde şifre ve parolalarını kimseyle paylaşmadığı halde hesaptaki paranın çağrı merkezi aracılığıyla kısımlar halinde çekilerek sadece 5.000,00 TL kaldığını öğrendiğini, zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 30.000,00 TL maddi ve 3.000,00 TL manevi zararının en yüksek banka faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bir ehliyet işini gerçekleştirmek maksadıyla kimlik bilgilerini M.S..isimli kişi ile paylaştığını, bu bilgileri kullanan M. S..’in davacının hesabındaki toplam 29.900,00 TL’yi üçüncü kişilere aktardığını, sözleşmeye aykırı olarak bilgilerini paylaşan davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka personelinin dava dışı M.S..tarafından gönderilen faks talimatına istinaden talimatta davacı E.. D.. adına atılı imzayı, sistemde kayıtlı imza örneği ile karşılaştırmadan davacının kayıtlı telefon numarasını, M. S..’in telefonu numarası olarak değiştirmesi, bu yolla davacının davalı banka hesabında bulunan 29.942,00 TL’nin M. S.. tarafından üçüncü kişilerin hesaplarına aktarılması şeklindeki ağır kusurlu eylemleri nedeniyle davacıya karşı sorumlu olduğu, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın maddi tazminat yönünden kısmen kabulüne, 29.942,00 TL’nin çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebi ile tüm manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının maddi tazminat talebi kısmen kabul edilip kısmen reddedildiğine göre, maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Davacı vekili, maddi tazminat talebinin yanında 3.000,00 TL manevi tazminatın da tahsilini istemiş, mahkemece şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat talebinin tümüyle reddine karar verilmiştir. Bu durumda manevi tazminat isteminin tamamen reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3. maddesine göre aynı tarifenin ikinci kısım ikinci bölümü uyarınca davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken eksik vekalet ücretine hükmolunması doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
4- Ayrıca, taraflar arasındaki uyuşmazlık bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup TTK’nın 4. maddesi gereğince ticari iş mahiyetinde olduğundan ve davacı taraf paranın çekildiği tarihten itibaren bankaca verilen en yüksek banka faizi talebinde bulunduğundan, talep edilen faizin niteliği de gözetilerek mahkemece, paraların hesaptan çekilme tarihlerinden itibaren avans faizi ile sınırlı olmak üzere bankaca verilen en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde en yüksek banka faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2), (3) ve (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.