YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5088
KARAR NO : 2014/10909
KARAR TARİHİ : 09.06.2014
MAHKEMESİ : İZMİR 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2013/263-2013/361
Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2013/263-2013/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat sigorta sözleşmesi ile sigortalı emtianın davalı P&O N.. firmasına ait, acenteliği D.. Denizcilik Ltd. Şti. tarafından yürütülen E.. gemisi İzmir’den ABD’ye taşınması sırasında alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, 7.519,00 USD’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, survey raporundan gemi surveyinin istendiği tarihin 25/10/2002 olduğu, surveyin yapıldığı tarihin 29/10/2002 olduğu, hasarlı malın alıcısına teslim edildiği Nevada’da hasarın, sörveyör tarafından 29/10/2002 tarihinde tespit edildiği, davacı vekili de gemiyle taşınan emtianın sigortalısının da, maldaki zararı en erken 18/10/2002 tarihinde öğrendiğini kabul ettiği de göz önünde tutularak, 6762 sayılı TTK’nın 1067 maddesinde “..malların tesliminden veya teslim edilmiş olmaları icap eden tarihten itibaren 1 yıl içinde mahkemeye müracaat edilmediği takdirde taşıyan aleyhine, malların ziya veya hasarından dolayı her türlü mesuliyet davası hakkı düşer..” hükmü gereğince malların alıcıya teslim tarihi 29/10/2002 olarak kabul edilse dahi, davanın açıldığı tarih itibariyle 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, gerekçesi ile davanın 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolmasından sonra açıldığı anlaşıldığından, davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, alacak davası olarak talepte bulunduktan sonra bozma öncesinde 19.04.2004 tarihli dilekçesi ile davasını itirazın iptali talebi olarak ıslah ettiğini bildirmiş ve dava konusu tazminat için 15.10.2003 tarihinde icra takibi yaptığını beyan etmiştir. Bu itibarla, mahkemece davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı hususunun davacının bu talebine göre değerlendirilmesi gerekirken ıslah dilekçesi hiç nazara alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.