YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5124
KARAR NO : 2014/13718
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2013
NUMARASI : 2012/469-2013/538
Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/10/2013 tarih ve 2012/469-2013/538 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, dünya çapında tanınan Pfizer İnc. ilaç şirketinin bağlı kuruluşu olduğunu, “S. S.” ibareli markasını TPE nezdinde 5. sınıftaki malları kapsar nitelikte 173432 noda adına tescil ettirdiğini, davalının “S.” ibareli markayı aynı sınıfta yer alan mallar yönünden TPE nezdinde 2010/55195 noda adına tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin markasınının bilinirliğinden faydalanmak amacıyla bu yönde bir tescil yaptırdığını, zira davalının TPE nezdinde 2011/73789 ve 2011/70967 nolu başvurularıyla müvekkiline ait markanın birebir aynını 3. sınıfta adına tescil ettirmek istediğini, müvekkilin markasının özellikle bebeklerde gaz giderici ilaç olarak yoğun şekilde kullanıldığını, davalının da gerek tescilli markasının gerekse tescil başvurusunda bulunduğu markayı bebek masaj kremlerinde ve gaz gidericilerde kullandığını, davalının müvekkil markasının aynını tescilsiz biçimde bebekler icin üretilen masaj kremlerinde kullanımının açıkça marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek davalıya ait 2010/55195 sayılı “S” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının müvekkiline ait markanın aynını tescilsiz şekilde bebek masaj kremlerinde kullanımının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men’ine, davalının haksız rekabet niteliğindeki faaliyetlerinin önlenilerek ürünlerinin toplatılıp imhasına, internet içeriklerinin çıkartılmasına, bu mümkün olmadığı taktirde sitelere erişimin engellenilmesine, karar kesinleştiğinde hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin markasıyla davalı markası arasında iltibasa mahal verir nitelikte bir benzerliğin bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraf markaları arasında ayırt edilemeyecek kadar benzerlik bulunduğu, markaların aynı tür mallarda kullanıldığı, aralarında KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri gereğince iltibas tehlikesinin bulunduğu, hükümsüzlük kararının ilanı talebinin 556 sayılı KHK’da düzenlenmediği gibi bu hususta yasal şartların oluşmadığı, davalının tescilli markasının kullanımının yasal kullanım olduğu gerekçesiyle davalı adına TPE nezdinde 2010/55195 noda kayıtlı “SABBSİMPLEX” ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 42. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne, ilan talebinin reddine, davalının tescilli markasını kullanımının yasal olması nedeniyle fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda davacı vekili; davalının, tescilli “S” ibareli markasını kullanımının yanında, müvekkilinin markasının kullanıldığı ürünlerle aynı amaca hizmet eden bebek masaj kremlerinde müvekkilinin markasıyla birebir aynı olan “S” ibareli markayı tescilsiz şekilde kullandığını, bu kullanım şeklinin adına tescilli markanın kullanımı olarak nitelenemeyeceğini ileri sürerek, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, kararın 556 Sayılı KHK’nın 62/f maddesi uyarınca ilanına yönelik taleplerde de bulunmuştur. Ne var ki mahkemece bu iddia ve taleplere yönelik karar gerekçesinde bir değerlendirme yapılmadığı gibi hüküm de kurulmamıştır. Mahkemece davacı vekilin talebinin sadece davalı adına kayıtlı “S” ibareli markaya ilişkin olduğu sonucuna varılarak, dava dilekçesinde yer alan diğer iddia ve talepler değerlendirilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.