Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5148 E. 2014/11425 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5148
KARAR NO : 2014/11425
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.12.2013 tarih ve 2013/600-2013/357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 22/08/2011 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına usulüne uygun olarak davet edilmediğini, genel kurula çağrı kağıdının genel kurul tarihinden 2 gün sonra 24/08/2011 tarihinde müvekkiline ulaştığını, çağrısız yapılan genel kurulda alınan kararların ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeni ile iptali gerektiği, fahiş huzur hakkı ödemesi ile de şirketin içinin çoğunluk hissedarlar tarafından boşaltılmaya başladığını, müvekkilinin yokluğunda yapılan genel kurul sonucu yönetim kurulu üyelerinin atanmasına ilişkin kararların ana sözleşme ve hissedarlar sözleşmesine aykırı olduğunu ileri sürerek, TTK’nın 381/1 maddesi uyarınca 22/08/2011 tarihli genel kurulda alınan 6 ve 7 nolu kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çağrıya ilişkin tüm usullerinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, tebligatın geç ulaşması yahut alınmaması hususunun müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, 22/08/2011 tarihli genel kurulda alınan kararların şirket ana sözleşmesi ve hissedarlar sözleşmesine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, toplantı ilan ve davetlerinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, bir an için davetin TTK’nın 368. maddesine aykırı olduğu kabul edilse dahi bu hususun davacıya yalnızca iptal davası açma hakkı tanıyacağı, ancak başlı başına genel kurulun iptalini gerektirmeyeceği, alınan ve davacı tarafça iptali talep edilen genel kurulda alınan kararların kanun, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı bir yönünün bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.