Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5181 E. 2015/2890 K. 03.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5181
KARAR NO : 2015/2890
KARAR TARİHİ : 03.03.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/11/2013 tarih ve 2011/181-2013/350 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03/03/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan asil … ve tüm davalılar vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 24.07.2008 tarihli sözleşme ve 12.08.2008 tarihli Devir ve Teslim Tespit Tutanağı ile davacı …’nin tüm hisseleri ve şirketin maliki olduğu … Yayın Lisansı, … ismi ile yayın yapan TV kanalının logo, isim, yayın, lisans, ekipmanları, tüm arşiv ve demirbaşlarını davalılardan satın aldığını, sözleşme satış bedeli 1.875,000,00 USD’nin davalı satıcılara ödendiğini, satış bedelinin 892.000 USD’sinin davacı şirketin ve … yayın lisansının satış bedeli, 983.000 USD’nin ise … adlı TV kanalının ve uydu yayın lisansının müvekkiline satış bedeli olduğunu, sözleşme imzalanmadan önce yapılan görüşmelerde davalı …’nin satım konusu TV kanalının gerek … yayınında gerekse … yayınında hiçbir problem olmadığını, problem çıkması durumunda oluşacak zararı ve cezai şartı ödeyeceğini kabul ettiğini, davacılar yayına başladıktan sonra ….’den davacı şirkete 22.10.2008 tarihli yazı gönderildiğini, bu yazıdan davacı şirkete daha önce 09.07.2008 tarihli uyarı yazısı gönderildiği ve …’nin …’ye olan … borcunu 15 gün içinde ödenmesi aksi halde … sözleşmesinin feshi ile … yayınının kesileceğinin ihtar edildiğini, ancak davalılarca ödemenin yapılmadığı ve bu sebeple … sözleşmesinin feshedilerek yayının kesildiğinin bildirildiğini, davalılar … bedelinin ödenmediğini müvekkillerine söylemiş olsalar idi bu bedelin ödenerek iptal sonucunun engellenebileceğini ya da satıştan vazgeçilebileceğini, davalıların davacılara sattığı … lisansının ayıplı olduğunu, … sözleşmesi davalıların kusuruyla feshedilmek üzereyken durumun davacılardan kasten gizlendiğini, satış sözleşmesinde davacı …’nin hisseleri ve … yayın hakkının satış bedeli ile … kanalı ile uydu TV yayın lisansı satış bedeli ayrı ayrı belirlenmiş ise de işlemler ayrı şirketler üzerinden yürütüldüğü için mali konularda sorun yaşanmasın diye böyle bir satış bedeli ayrımına gidildiğini, müvekkili açısından sözleşme içeriğinin bir bütün teşkil ettiğini, müvekkilinin dava konusu sözleşmeyi sadece … yayın lisansı için yaptığını, … ve … yayın lisansının satım konusunun tali konuları olduğunu, müvekkilinin … adlı kanalının zaten uydudan yayın yaptığını, müvekkilinin bu sözleşmeyi yapmaktaki amacının …’in yayının …’den yapılmasını sağlamak olduğunu, … yayın lisansının feshinin müvekkilleri açısından sözleşmenin tamamının feshi nedeni olduğunu ileri sürerek,24.07.2008 tarihli satış ve devir sözleşmesi ile 12.08.2008 tarihli devir teslim tutanağı ile yapılan tüm devir ve satış işlemlerinin bütün halinde iptaline, tarafların aldıklarının iadesine, satış bedelinin davalılardan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, sözleşmenin tümden feshine karar verilmediğinde …’nin hisselerinin ve bunun içinde … yayın hakkının satış işleminin feshine, buna dair tarafların aldıklarının iadesine, müvekkilinin bu kısım için ödediği 892.000 USD’nin faizi ile birlikte tahsiline, feshe karar verilmediği taktirde BK’nun 202/2. maddesi gereğince semenden tenzil edilecek miktara mahsuben şimdilik 7.000 USD’lik kısmın tenziline, sözleşmenin ve tutanağın 6.maddesi gereğince satış bedelinin 3 misli cezai şart 5.625.000 USD’nin şimdilik 3.000 USD’sinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin sözleşme uyarınca üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiklerini, davacı tarafla müvekkilleri arasında hisse alım ve devrinin yaklaşık 2-3 ay süren görüşmeler sonucunda gerçekleştiğini, davacıların devralınan şirketin tüm aktif- pasiflerini, TV lisans haklarını, film yayın ve arşiv haklarını, RTÜK ve TÜRKSAT nezdinde oluşan borçlarını tespit için çalışma yaptığını, tespit tarihinde kablolu TV için borçtan dolayı yayın kesintisinin mevcut olduğunu ve bu durumun davacı tarafından bilindiğini, alım tarihine kadar müvekkillerine ait olan ve ilgili mercilere ödenmesi gereken tüm borçların davacı tarafından ilgili mercilere satış bedeline mahsuben ödendiğini ve yayın haklarının kullanılabilir hale geldiğini, sözleşmenin 6.maddesinde … için ödeme yapılacağı, yine 12.08.2008 tarihli sözleşmede hali hazırda kablolu TV yayınının durdurulmuş olduğunun açıkça belirtildiğini, davacının müvekkillerinin … borcunun mevcut olduğunu bildiğini ve bunun ödenmesinin satış bedeline mahsup edilmek üzere bizzat davacı tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sözleşmenin konusu oluşturan …’ye ait uydu … lisans ücretinin ödenmesi konusunda sözleşmenin imzalanması öncesinde …’den …’ye 15 gün süre içeren ihtarname gönderildiği, satıcı olan … tarafından ihtarnamede belirtilen lisans borcunun süresi içinde ödenmediği gibi bu konuda alıcı davacılara herhangi bir uyarı ya da bildirimde bulunulduğunun ispat edilemediği, bu konuda ispat yükünün davalı satıcılara ait olduğu, davalı satıcının sözleşme hükümleri gereği her türlü takyidattan ari olarak ve ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca davacı tarafa satış ve devri vaat ettiği, davalıların Kablolu TV yayın lisansının dava dışı … tarafından lisans bedeli ödenmemesi nedeniyle feshedilmiş olmasından doğan hususlardan sorumlu olacağı, sözleşme konusunu oluşturan …’ye ait uydu … lisans ve yayın izninin devrinin bu konudaki lisans sözleşmesinin feshi nedeniyle yerine getirilmesinin bu aşamadan sonra mümkün olmayacağı anlaşılmakta ise de sözleşmenin …’ye ait TV kanalı, … lisansı yayın izin v.s hak ve alacaklar yönünden davacı tarafa devir edilmesi yönünden herhangi bir engel bulunmadığı, sözleşmenin dava konusu bu hak ve alacaklar yönünden ifa edilebilir durumda olduğu, sözleşmenin konusunu oluşturan edimler birbirinden bağımsız olarak ifa edilebilir nitelikte ve sözleşmenin bir kısmının feshinin tamamının feshine ve uygulanmasına engel olmayacağı durumlarda sözleşmenin ifa edilebilir kısımlarının geçerli olduğu, ihtilaf konusu sözleşmenin feshine rağmen uygulanabilir olan …’nin sahip olduğu TV lisans ve yayın izni ile sözleşmede belirtilen her türlü maddi ve gayri maddi hak ve alacaklarının devri hükümlerinin geçerliliğini sürdürdüğünden bu yönden sözleşmenin feshinin gerekmediği, sözleşmenin …’nin tüm hisselerinin, tüm maddi- gayri maddi hak ve alacaklarının, bu şirketin sahibi olduğu … lisans ve yayın izninin devrine ilişkin hükümlerinin davalı şirketin …’ye olan borcunun ödenmemesi nedeniyle … lisans ve yayın izni sözleşmesinin feshedilmesi kapsamında artık yerine getirilmesinin mümkün bulunmadığı, … lisans ve yayın izni dışındaki hak ve alacakların da devri yükümlülüğünün geçerliliğini yitireceği, …’nin hak ve alacaklarının devri konusunda … lisans ve yayın izninin belirleyici ve esas nitelikte bulunduğu, davacı tarafın bu şirketin sahibi olduğu maddi ve gayri maddi tüm mal varlığı ile hisselerini devir almasındaki amacın bu şirketin sahip olduğu … lisans ve yayın iznine sahip olmak olduğu, bu lisans ve yayın izni olmaksızın davalı şirketin diğer mal varlıkları ve hisselerinin öneminin davacı yönünden ortadan kalkmış olacağı, asıl borç ilişkisi sözleşmenin feshi ile ortadan kalkmış olduğundan feri nitelikteki cezai şartın da istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, …’ye ait sözleşme konusu hak ve alacakların toplam kıymeti olan 892.000 USD’nin faizi ile davalılardan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 75.405,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.