YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5189
KARAR NO : 2014/11904
KARAR TARİHİ : 23.06.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2013/41-2013/379
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/41-2013/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Europa ve diğer bazı markalı gözlüklerin ülkemize ithalatı ile iç ve dış piyasa dağıtım ve ticaretini yaptığını, müvekkilinin, davalı firmanın markalı güneş gözlüklerini de kendi müşterilerinin talebiyle orijinal olarak yurtdışından ithal ederek sattığını, davalının ise menşe ülkesi olan İtalya’da ve başka ülkelerde marka hakkı sahibi olan şirket adına tescilli olan Police, Sting ve Vogart markalı orijinal güneş gözlüklerin distribütörü ve lisans hakkı sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkili ile müvekkilinin müşterilerine karşı açtığı davalarda haksız ihtiyati tedbir kararları alarak zarar verdiğini, davalı tarafından açılan davaların reddedildiğini ve kararların kesinleştiğini ileri sürerek, markalı güneş gözlüklerinin satışının beş yıl süreyle engellenmesi nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın bir yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkilinin yasal haklarını kullandığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; bozma ilamında belirtilen raporlar arasındaki farkın ilk raporda %25 olarak hesaplanan net kar oranının ikinci raporda sehven %15 olarak hesaplanmasından kaynaklandığı, davacının ihtiyati tedbir tarihi öncesinde 692 adet gözlük ithal ettiği, alımların USD para birimi üzerinden yapıldığı, bu nedenle kazanç kaybı miktarının günümüze uyarlanması için rapor tarihindeki döviz kuru üzerinden TL’ye çevirmek suretiyle hasaplama yapılmasının uygun olduğu, yapılan hesap neticeisinde davacının bir yıllık net kazanç kaybının 4.195,75 TL olduğu, bir yıl sonrasında ve talep edilen toplam 5 yıllık süre zarfında kazanç kaybına uğranılacağının tespit edilemediği, bu nedenle sadece bir yıllık kazanç kaybına hükmedilmesi gerektiği, diğer hususların daha önceki bozma ilamlarının kapsamı dışında kalmakla kesinleştiği, gerekçesiyle 4.195,75 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek değişken oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozma ilamına uyulmakla davalı yararına usuli kazanılmış hak doğduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde BK’nın 83. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanıp müvekkilinin uğradığı zararlar nedeniyle TL para biriminden tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının alımlarını USD para birimi üzerinden yaptığı, bu nedenle kazanç kaybının bu para birimi üzerinden hesaplanarak rapor tarihi olan 22.11.2013 tarihindeki döviz kuru üzerinden TL para birimine çevrilmesinin uygun olacağı belirtilmiş, mahkemece bu yöntemle hesaplanan tazminat miktarına dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Ancak; davanın 10.07.2003 tarihinde açıldığı, davacının seçimlik hakkını kullanıp TL para birimi üzerinden tazminat isteminde bulunduğu gözetilerek USD para birimi üzerinden tespit edilen zarar tutarının dava tarihindeki kur üzerinden TL para birimine çevrilerek faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.