Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5203 E. 2014/13337 K. 08.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5203
KARAR NO : 2014/13337
KARAR TARİHİ : 08.09.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/12/2013
NUMARASI : 2011/247-2013/286

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2011/247-2013/286 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A.R. B. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ile H.S. Lokantası sahibi olan davalı M. N.M.arasında 15.10.2004 tarihinden başlamak üzere H. S. L.’nın işletme hakkının aylık 4.500,00 TL karşılığında devrine ilişkin sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkillerince davalıya ayriyeten 50.000,00 TL ödendiğini, bir süre sonra davalının sözleşmeden tek taraflı dönmek istemesi nedeniyle diğer davalının da müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı 15.12.2004 tarihli sözleşmenin taraflar arasında imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı Mirke N.M.’in 1.7.2005 vadeli 50.000,00 TL bedelli çek verdiğini, ayrıca davalıların sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zarar karşılığı 31.500,00 TL’yi ödemeyi taahüt ettiklerini, davalıların sözleşme gereğini yerine getirmemeleri nedeniyle müvekkillerince fazlaya dair haklar saklı tutulmak suretiyle dava açıldığını, açılan dava neticesinde İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen karar uyarınca 24.968,00 TL ve 31.500.00 TL toplamı 56.468,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verildiğini, bu davada faiz isteminde bulunmadıklarını ileri sürerek mahkeme tarafından hükme bağlanan meblağdan şimdilik 10.000,00 TL’nin 2.8.2005 tarihinden itibaren işleyecek avans işlemlerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 12.12.2013 havaleli ıslah dilekçesiyle talebini 68.839,91 TL’ye ıslah etmiştir.
Davalılar vekili, davaya konu olayda hasılat kirasının söz konusu olması nedeniyle zamanaşımı süresinin dolduğunu, 50.000,00 TL bedelli çekin 25032.00 TL’lik kısmının ödendiğini, bakiye kısım için davacıların Beyoğlu 1. İcra Müdürlüğünün 2005/8969 esas sayılı dosyasında davalı Mirke Nil Movit aleyhine icra takibi yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/147 esas 2010/388 Karar sayılı ilamının Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği, bu dava dosyasında davacılar lehine depozito bedelinden bakiye kalan 24.968,00 TL ile 31.500,00 TL’ye hükmedildiği, bu dava dosyasında talep edilmeyen faize hükmedilmesinin davacılarca istenildiği, davalı Fazıl’ın sözleşmedeki sıfatı nedeniyle asıl borçlu birlikte faiz açısından da sorumlu olduğu gerekçesiyle 68.839,91 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- BK’nın 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtariyle, mütemerrit olur. Bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için o alacağın muaccel hale gelmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda borçlunun temerrüde düşürülmesi de gereklidir. Temerrüt, müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesinin borçluya tebliği ile gerçekleşir. İhtarda alacak miktarı açıkça gösterilmeli ve borcun ödenmesi de talep edilmelidir. Aksi takdirde temerrüt gerçekleşmez. Somut olayda İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce hükmedilen 31.500,00 TL’nin dayanağı taraflar arasında akdedilen 15.12.2004 tarihli sözleşme olup bu bedel sözleşme uyarınca davalı Mirke Nil Movit tarafından davacılara verilen çekin karşılıksız çıkması halinde kararlaştırılmış bir cezai şart niteliğindedir. Bu alacak yönünden temerrüt faizine hükmedilebilmesi için BK’nın 101. maddesi uyarınca borçlunun usulünce temerrüde düşürülmesi zorunludur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda alacağın bu kesimine uygulanacak faizin hesaplanması sırasında 2.8.2008 tarihli ihtarme dikkate alınmış ise de bu ihtarnamenin davalılara tebliğine dair bir evrak dosya kapsamında yer almamaktadır. Bu durumda, 31.500,00 TL’lik alacak yönünden temerrüt faizinin başlangıç tarihine esas olmak üzere bahsi geçen ihtarnamenin davalılara tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse hangi tarihte tebliğ edildiği hususu araştırılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.