YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5227
KARAR NO : 2014/12902
KARAR TARİHİ : 04.07.2014
MAHKEMESİ : MARMARİS SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2012
NUMARASI : 2007/110-2012/394
Taraflar arasında görülen davada Marmaris Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/05/2012 tarih ve 2007/110-2012/394 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının A…isimli tekneyi müvekkiline ait marinada sözleşme uyarınca bağladığını, ancak yatın 01.05.2006- 01.09.2006 tarihleri arasındaki döneme ait ücretinin ödenmediğini, yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalıya borcunun bulunmadığını, davacının haksız olarak icra takibine geçtiğini, 6.252 Euro ödemede bulunduklarını savunarak, davanın reddi ile takibe konu tutarın %40’ı kadar tazminat yüklenmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının bağlama bedelini fazlası ile ödediği, davacının alacaklı olduğunu ispatlayamadığı, kötü niyetli olarak icra takibine geçildiği gerekçesiyle davanın reddine, haksız takibe konu tutarın %40 oranında icra inkâr tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak; dava, tekne bağlama sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı taraf 14.11.2006 tarihinde takip talebinde bulunmuş, davalı ise 06.12.2006 tarihinde, yani takipten sonra ödemede bulunmuş olup, bu durumda takip tarihi itibariyle davacının haksızlığından ve kötüniyetinden söz edilemez.
Bu itibarla, mahkemece davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/07/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.